foto1
İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi
foto1
Açıklamalı ata sözleri ve deyimler
foto1
Biyografiler Ünlü kişiler şahıslar
foto1
İl İl Anadolu efsaneleri söylenceleri
foto1
Okullarda kutlanılan belirli günler ve haftalar
Açıklamalı atasözleri, deyimler, dokuman, bilmece, kantin okul aile birliği servis denetim formları, öğretmen şiir, anı, atama, mevzuat, genelge yönerge duyuru kanun belge Amerika’nın keşfi öğretmene gerekli not link dokuman biyografi Anadolu efsaneleri stresi yenmek verimli ders sınavlar soru yazılı zümre eba plan rehberlik burs aday öğretmen sivil savunma yangın önleme müdür öğretmen denetimi oyun yuz eser güzel sözler Türk devletleri soykırım deprem trafik orucu bozan şeyler üç aylar 54- 32 farz bilmece arşiv gorev dağılımı okulda çocuk oyunları yazılım donanım usb win7 kurulumu.Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

...

.

web

site ekle site ekle

 

Tamah ettim, etine

Behiç KILIÇ - haber365.com

Pazar hoşluğu olsun, tarihten bir yaprak sunalım..

Sivas) vilâyetinin (Divriği) kazasında, (Anzagar) isminde bir köy vardır.

(Gani Baba) isminde âlim ve fazıl bir zat, bir Bektaşi tekkesi açmıştı ve başına, kalabalık "bir' (muhip)'  kütlesi toplanmıştı.

Gani Babanın şöhreti günden güne etrafa yayılıyordu. O nispette de muhiplerinin adedi  arttıkça artıyordu. Hatta Sarı Çiçek yaylasının en ücra köşelerine çekilip Derebeyi saltanatı süren aşiret reisleri bile ona karşı büyük bir hürmet besliyorlar, vakit vakit ziyaretine geliyorlardı.

Arapkir civarında, Maraş yakınlarına kadar yayılmış meşhur (Atma) aşiretinin reisi (Battal Bey) isminde bir zat vardı. Bu zat da Gani Babanın kerametine inananlardandı.

Günün birinde, Battal Beyin koyun sürülerini bekleyen koca çoban  köpeklerinden biri hastalandı. Yapılan ilâçlar fayda etmedi. Battal Bey son derecede müteessir bir halde düşünürken, birdenbire aklına (Gani Baba) geldi. Derhal hasta köpeği bir hayvanın sırtına yüklettirdi. Yanına semiz bir koyun katarak adamlarına, teslim etti.

Bunları, Baba erenlere götürün. Köpeğe, bir muska versin. Koyunu da kessin, afiyetle yesin. Bedi.


Battal Beyin adamları, köpekle koyunu tekkeye götürdüler. Gani Babaya teslim ettiler. Battal Beyin söylediklerini de söylediler.

Gani Baba, oturdu. Hemen bir muska yazdı. Köpeğin boynuna taktı. Hasta hayvanı tekrar Battal Beye yolladı.

Aradan birkaç gün geçti. Köpek tamamen iyileşti. Battal Beyin de artık keyfi yerine geldi,

Bu mesele derhal etrafa yayılmaya başladı ve Divriği kasabasında fena akisler yaptı.

Divriği kadısı bu meseleyi duyar duymaz fena halde hiddetlendi.

-Vay, zındık herif... Köpeğin boynuna muska asmış ha?... Bu dinsiz Bektaşi’nin katli |vaciptir.

Diye, bağırıp çağırmaya başladı.

Kadı’nın  taassup damarları o kadar galeyana geldi ki, dayanamadı. Hemen kâğıt kaleme sarılarak:

(Burada, Gani Baba isminde bir zındık ve mülâhhid türemiştir. (Kur’an’ı Mübin) in ayetlerinden muskalar yazıp, köpeklerin boyunlarına takıyor... Bundan dolayı halk heyecan içindedir. Bu herifin derhal şer'an icabına bakılmazsa, çok fena neticeler husule gelecektir..) diye bir resmi tahrirat yazdı. İstanbul’a Şeyhülislam’a yolladı.. O tarihte Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi idi. Bu zat da fena halde hiddetlendi..

Derhal Gani Baba’nın katline fetva vermek istedi. Fakat Sultan Hamid’in de iradesini almak için Divriği Kadısının tahriratını Mabeyin Başkatibine götürdü..

Sultan Hamid, Kadı’nın tahriratını gözden geçirdi buna bir anlam veremedi..


-Derhal bir heyet gitsin. Bu meseleyi tahkik etsin. Eğer Divriği Kadısının sözleri doğruysa O Bektaşi Babası muhafaza altında İstanbul’a getirilsin..

Diye irad eyledi…

Saray adamlarından, Babıali erkânından ve Şeyhülislam tarafından intihap edilen ulemadan mürekkep bir heyet seçildi. Divriği’ye tahkikata gönderildi..

Divriği Kadısı yana yakıla meseleyi anlattı..

-Daha yeni kontrol ettirdim, muska hala köpeğin boynundaymış

Dedi..

Heyet tarafından Battal Bey’in köyüne zaptiyeler gönderildi..

Köpek getirildi. Muska hakikaten köpeğin boynundaydı..

Derhal, kaymakamın odasında bir meclis kuruldu. Evvelâ, Divriği kadısı tarafından bildirilen muskanın, köpeğin boynunda asılı olduğuna dair bir zabıt tutuldu. Sonra, büyük merak ve heyecanla açılan muska, okundu. Köpeğin boynundan çıkarılan kâğıtta, şu satırla bulunuyordu: ..

Tamah ettim, etine.

Muska verdim itine.

Tutarsa da s….me

Tutmasa da s….me..,

Kadı, fena halde bozuldu... Birkaç saniye evvel, hiddetli bir galeyanla sinirlerin gerilini olduğu oda, şimdi kahkahalarla dolmuştu. '

Mesele, heyet reisinin pek hoşuna gitti. İstanbul’a kadar avdeti beklemeyerek; neticeyi telgrafla derhal Sultan Hamide bildirdi... Ertesi gün saraydan, şu cevap geldi:

(Gani Babayı korkutmadan, incitmeden, İstanbul’a getiriniz.)

.....

..

....

lütfen paylaşalım