foto1
Okul yolu bir Eğitim ve Öğretim Sitesidir
foto1
Öğretmen anıları şiirleri fıkraları planları soru bankası
foto1
İdare gerekli dokuman mevzuat yönetmelik genelge
foto1
Eğitim haberleri belgeselleri videoları filmleri
foto1
Dünyamız ve çevre bilim araştırma
emeklilik işlemleri mevzuat gün ve haftalar anı şiir dokuman belge form rehberlik plan atasözü deyim fıkra biyografi denetim efsaneler dünyanın yedi harikası eski Türk sanatları idareci görev dağılımı çocuk oyunları zümre eba sivil savunma yangın korunma atamalar öğretmen kılavuz ders kitapları hem görev dağılımı öğretmen program nöbet çizelgesi çalışma programı arşiv evrakları osym yok duyuru trafik Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrenciler için Bir Eğitim ve öğretim sitesi

.

 

....

 

webservis

site ekle site ekle  

Buyurun cenaze namazına

Osmanlı Padişahı dördüncü Murat (1623-1640), kıyafet değiştirerek, halk arasında dolaşmaktan çok hoşlanırmış. Bir gün yine esnaf kılığında gezerken, Üsküdar'dan bir kayığa binmiş. Kayıkçı yanına bir müşteri daha almış, boğaza açılmışlar. Denizin ortasında Murat, yanında oturan müşteriye sormuş:

—Senin adın ne?

— Bana Üsküdarlı remmal Ahmed Ağa derler.

Padişahın merakı artmış. Tekrar sormuş:

 

—Ne iş yaparsın?

Adam, -sakin cevap vermiş:

—Remil atarak gaipten haber veririm.

— Peki, bir remil at da görelim. Meselâ şu anda Sultan Murad nerededir?

Adam, karşısındaki meraklı kişinin yüzüne şöyle bir bakmış, hatırını kırmak istememiş, remilini atmış.

—Deniz üstünde görünüyor.

— Bir remil daha at bakalım. Bize yakın mı, uzak mı?

Adam, remilini tekrar atar atmaz gözleri parlamış:

—Sultan Murad bizimle beraber. Ben remmal Ahmed olduğuma göre, devletli Hünkâr da sizsiniz.

— Aferin, hüner sahibi adammışsın. Yalnız, bir remil daha at bakalım. Şimdi ben İstanbul'un hangi kapısından gireceğim. Bilirsen seni ihya ederim. Bilemezsen.

Remilci, remilini dökmüş. Dökmüş ama bu sefer söylememiş. Bir kâğıda yazıp Padişaha uzatmış:

—Bir şartla Sultanım. Bu kâğıdı kapıdan geçtikten sonra okumanızı dilerim. Demiş. Sultan Murad kâğıdı cebine yerleştirerek, kayıkçıya sahile çekmesini söylemiş. Karşısına gelen sur bedeninde nöbet tutan dizdarlardan birine:

- Ben Padişahım. Tez buradan bir kapı açın, şehre gireceğim.

Padişah fermanı bu. Derhal duvarı yıkarak bir kapı açmışlar. Padişah şehre girmiş ve cebinden remmalın yazdığı kâğıdı çıkarmış. Kâğıtta şunlar yazılı imiş: "Devleti Hünkârım Yeni kapınız mübarek olsun.".

O günden bu güne İstanbul'un o semtinin adı Yenikapı semtidir...

..

 

.....

 

...