foto1
Okul yolu bir Eğitim ve Öğretim Sitesidir
foto1
Öğretmen anıları şiirleri fıkraları planları soru bankası
foto1
İdare gerekli dokuman mevzuat yönetmelik genelge
foto1
Eğitim haberleri belgeselleri videoları filmleri
foto1
Dünyamız ve çevre bilim araştırma
emeklilik işlemleri mevzuat gün ve haftalar anı şiir dokuman belge form rehberlik plan atasözü deyim fıkra biyografi denetim efsaneler dünyanın yedi harikası eski Türk sanatları idareci görev dağılımı çocuk oyunları zümre eba sivil savunma yangın korunma atamalar öğretmen kılavuz ders kitapları hem görev dağılımı öğretmen program nöbet çizelgesi çalışma programı arşiv evrakları osym yok duyuru trafik Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrenciler için Bir Eğitim ve öğretim sitesi

.

 

....

 

webservis

site ekle site ekle  

Çocuğum üstün yetenekli

Özel bir okulun davetlisi olarak İstanbul'a gelen ABD'li bilim insanı James Delisle, üstün yetenekli çocuklarla ilgili yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Üstün yetenekli çocukları diğerlerinden ayırmamak gerektiğini savunan Delisle, bu konuda anne babanın yanında öğretmenlere daha çok iş düştüğünü söyledi. Delisle, hurriyet.com.tr'ye özel açıklamalar yaptı.

ABD Kent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. James Delisle, çocuklar konusunda 250'den fazla makale ve 15 kitaba sahip. “Üstün yetenekli çocukları anlamak”, “Çocuğun karakter oluşumunda yapıcı rol oynamak”, “Çocukların hedef ve hayallerinin gerçekleşmesinde yardımcı olmak” gibi konularda çalışmaları var. Üstün yetenekli çocukla doğru iletişim kurmak çok önemli. Çünkü küçük yaşta ortaya çıkan sorunlar, bu çocukların kendilerinde bir sorun olduğunu kabul etmeye başlamalarına neden oluyor. İlkokula başladıklarında "Neden herkes öğretmenle aynı şeyi yapıyor da ben yapamıyorum." diye düşünmesine yol açıyor. Ya içlerine kapanıyorlar ya da dışa vuruyorlar. Kendilerini o resimdeki parçalara oturtmadıkları için de problemi "kendileri" olarak görüyorlar.

Yaşıtlarıyla arkadaşlık etmezler Çocuklar küçükken sorunların genelde okulla ilgili olacağını belirten Delisle, "Üstün yetenekli çocuklar o yaşlarda genelde ya kendilerinden küçük ya da kendilerinden büyük kişilerle arkadaşlık kurarlar. Küçükler onu akıllı bir idol olarak gördüğü için iletişim kurar. Büyükler de onun dilini, fikrini, kullandığı sözcükleri anladığı için iletişim kurar. Sosyal ortamda yaşadıkları sorunlar, genelde yaşıtlarıyla olur." diyor.

Üstün yetenekliler diğerlerinden ayrılmamalı Bu yüzden de öğretmenin görevi çok önemli. Üstün yetenekli çocuklarla diğerlerinin aynı sınıfta okumaları gerektiğini savunan Delisle, "Bu konu öğretmenin bu kadar geniş bir yelpazeyi ne kadar yönetebileceği konusundaki yeteneğiyle alakalı. Aynı sınıfta üstün yeteneklileri ve diğer ortalama dediğimiz öğrencileri bir arda tutmak, çok da başarılı olmayan çocukları üstün yeteneklilerden örnek alarak ilerlemesini sağlamak olarak kabul ediyor. Fakat bu çok nadir gerçekleşen bir durum. Öğrenme zorluğu çeken bir çocuk sınıftaki en akıllı çocuğu kendisine model olarak almayacaktır zaten. Kendisine benzeyen başka bir çocuğu örnek alacaklardır ki o da zaten başarılı bir çocuk olmayacaktır. Bu tarz bir sınıf ortamı aslında hem öğrenci hem de öğretmen için çok sinir bozucu bir durum. Çünkü eğer çok iyi yönetilmiyorsa zararı bile olabilir." diyor. Anne babalar da bazen yanlış yapabiliyor. Elbette ki herkesin çocuğu kendine göre farklı ama üstün zekalı mı? Bir de çok uzun zamandır yapılan hatalar var. Çocuklara yarış atı muamelesi yapmak gibi. Bale de yapsın, piyano çalmayı da bilsin. Yok yapamadı yüzmeye gitsin, beceremezse futbol oynasın. Bu tarz aileler, çocuklarının her konuda en önde gitmesini ve hep 100 almalarını istiyorlar.

Başarısızlık bir olaydır kişi değildir. Delisle' ye bunu sorduğumda aynı fikirde olduğumuzu söylüyor: "Pek çok çocuğun zamanı çok yoğun bir şekilde dolduruluyor. Hayatlarının her dakikası organize edilmezse onun yeteneğini boşa harcıyorlarmış gibi hisseden veliler olduğunu düşünüyorum. Akademik olarak üzerinde baskı hisseden çok fazla üstün yetenekli genç olduğunu hissediyorum. Önlerindeki iki yoldan birini seçiyorlar. Ya kendilerini mükemmel gösterecek olan konular üzerine yoğunlaşacaklar ya da hiçbir şey yapmayacaklar. Çünkü günün birinde birinin gözünde yanlış olmak istemiyorlar. Ve bu ikisi de o çocuk için doğru yol değil. Başarısızlık bir olaydır insan değildir. Eğer üstün yetenekli çocuk bir konuda başarılı olamadıysa ve ellerinden geleni yaptılarsa bu onlar için bir yanlış değil, bir hata değil. Bu onları içten içe üzen eriten bir durum. Üstün yetenekli çocuklar sadece akademik başarı olarak değil de farklı olarak algılanmak durumundalar. Bunu unutmamak lazım."


Onlar porselen bebek değil

Tabii bunu yaparken de dikkatli olmak lazım diyor Delisli ve anne babalara sesleniyor: "Üstün yetenekli çocuklar kendilerine ne yapmaları konusunda ders verilmesinden hoşlanmazlar, fakat ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar onlar hala çocuklar. Bu çocukların anne babaları tarafından belirlenecek sınırlara ihtiyaçları var. Onlara kırılgan porselen bebek gibi davranmayın”

 

..

 

.....

 

...