foto1
İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi
foto1
Açıklamalı ata sözleri ve deyimler
foto1
Biyografiler Ünlü kişiler şahıslar
foto1
İl İl Anadolu efsaneleri söylenceleri
foto1
Okullarda kutlanılan belirli günler ve haftalar
Açıklamalı atasözleri, deyimler, dokuman, bilmece, kantin okul aile birliği servis denetim formları, öğretmen şiir, anı, atama, mevzuat, genelge yönerge duyuru kanun belge Amerika’nın keşfi öğretmene gerekli not link dokuman biyografi Anadolu efsaneleri stresi yenmek verimli ders sınavlar soru yazılı zümre eba plan rehberlik burs aday öğretmen sivil savunma yangın önleme müdür öğretmen denetimi oyun yuz eser güzel sözler Türk devletleri soykırım deprem trafik orucu bozan şeyler üç aylar 54- 32 farz bilmece arşiv gorev dağılımı okulda çocuk oyunları yazılım donanım usb win7 kurulumu.Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

...

.

web

site ekle site ekle

ENGELLİLER HAFTASI
(10–16 Mayıs)

Ülkelerin kalkınmışlığı ve refah düzeyi insanlarına verdiği hizmetle ölçülür. Özellikle ülkenin yardıma muhtaç ve sakat insanlarına verdiği hizmet aynı zamanda onun bir sosyal refah ülkesi oluşumunda göstergesidir.

Yurdumuzda yaşayan engelli vatandaşlarımızın dertlerinin sorunlarının hatırlanması, dertlerinin sıkıntılarının problemlerinin gündeme getirilmesi ve çözümler üretilmesi uygar toplumun en önemli meselesidir. Tüm bu meselelerin 10–16 Mayıs Engelliler Haftası’nda hepimizin düşünmesi gereken bir mesele olduğunu unutmamalıyız.
Türkiye de sakat ve engellilerle ilgili faaliyet gösteren dernekler haricinde en önemli destek halkın bilinçlendirilmesi ve bu halkın toplumdaki engellilere yardım elini uzatmasıdır.. Engelliler halen mecliste görüşülmeyi bekleyen kendileri ile ilgili yasa taslağının bir an önce hayata geçirilmesi konusunda dileklerini belirtmişlerdir.
Türkiye'de yaşayan 7,5 milyon sakatın, iş bulmada, eğitimde, sağlıkta, toplu taşıma ve konutlarda, sosyal güvencede ve kentsel planlamada "  mutlaka düşünülmesi medeniyetin ve insanlığın temel anlayışı ve görevidir.

Gerek dini inançlarımız ve gerekse tarihten gelen gelenek ve göreneklerimiz bize yardıma muhtaç olanlara yardım etmeyi bir insanlık ve inanç borcu bir ibadet olarak görmüş ve bu durumdaki insanların faydalanması ve ihtiyaçlarının karşılanması için birçok imaret ve yuvalar açmışlardır.Her şeyden önce şunu unutmamalıyız ki Engelli insanlar kendilerine acımamızı değil sorunlarını dile getirerek çözümler üretmemizi ve onları toplumun bütün fertleri gibi üretken hale getirerek önce kendilerine sonra da topluma faydalı hale getirecek çalışmaları yapmamızı istemektedir. Bizler yeni yetişen nesiller de bu inanç ve geleneklerin mirasçısı olarak toplumumuzda yaşayan yardıma muhtaç ve sakat insanlarımıza mutlaka yardım elini uzatmalı onları hatırlamalı ve onların başkalarına muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılamaları için gerekli gayreti göstermeliyiz.

Yurdumuzda engelli vatandaşlarımızın dertlerinin gündeme gelmesi sorunlarının hatırlanması ve kısmen de olsa çözüme kavuşturulması amacıyla her yıl 10–16 Mayıs tarihleri arasında engelliler haftası olarak anılmaktadır. Dileğimiz bu gibi sorunları olan vatandaşlarımızın sorunlarının çözüme kavuşturulması ve sağlıklı insanların bu gibi sorunları olan insanları unutmamasıdır.

“ Bir Konuşma”

Sakatlar haftası 10–16 Mayıs

İçinde yaşadığımız toplumda sakat insanlara sıkça rastlanmaktayız.Bu insanlar ya doğumdan ya da sonradan çeşitli sebeplerle sakat kalmışlardır.Vücutlarında bir organ ya sakat ya da iş göremez durumdadır.

Yurdumuzda 600000 civarında insan sakat ve iş göremez durumdadır. Bunların içinde zihinsel özürlülerde yer almaktadır. İş kazaları trafik kazaları akraba evlilikleri ve yanlış ilaç kullanımı sakatlığa en çok sebeplerdir.

Sakat insanlarda toplumun bir parçasıdır. Kendilerine farklı davranılmasını istemezler. Onların istediği diğer insanlar gibi eşit. İlgi ve geçimlerini sağlayacak bir iştir. Sakat insanların topluma yük olmalarını önlemek için onlara iş bulmak gerekir. Anayasamız sakatların konumlarını ve topluma kazandırılmalarını kanunlarla güvence altına almıştır.

Birleşmiş milletler’ e üye 156 ülkede ve yurdumuzda 10–16 Mayıs tarihleri sakatlar haftası olarak kabul edilmiştir. Bu hafta süresince sakatların sorunları ele alınır. Bunlara çözüm yolları aranır. Sakatlığa yol açan nedenlerden dolayı kurtulma yolları anlatılır. Ayrıca sakat insanların eğitimi ve topluma kazandırılmaları onlara nasıl davranılması gerektiği konusunda toplantı ve seminerler yapılır. Yapılan çalışmalar alınan önlemler gözden geçirilir. Yeni görüşlere göre değerlendirmeler yapılır.

Çalışmalar Radyo Televizyon gazete ve dergiler aracılığıyla topluma duyurulur. Okullarımızda ise kazalara karşı korunma yolları, sakatlara karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda bilgiler verilir.

Sakatlara normal gibi davranmak, onlara yardımcı olmak bir insanlık görevidir. Sakatları yaratan toplum ise onlara sahip çıkmak da yine toplumun görevidir.

Zehra Akduman 7/C
f.Timurtaş İlköğretim okulu


HAYAT HERKESE GÜZEL

Gücünüz yerindeyse,
Sağlıklıysa başınız.

Bir sakat görürseniz,
Sevgiyle yaklaşınız.

İnan kimse istemez,
Eksik olsun bir yeri.

Sağlamsan yavrum şükret,
Değerlendir günleri.

Özürlü kardeşlerim.
Asla üzülmeyiniz.

Hayat herkese güzel,
Bizlerse sizinleyiz.

Mehmet ŞAHİN

SAĞLIK ÖĞÜDÜ

Seviyorsan canını,
Vücuduna iyi bak.
Kuvvetlendir kanını,
İstersen çok yaşamak.

Vakitli yat erken kalk,
Çok dikkat et zamana.
Ne güzeldir çalışmak,
Dinçlik verir insana.

Sen yaşarsan bu vatan,
Ancak yaşar yükselir.
Bunu bil böyle inan,
Varlık sağlıktan gelir.

V.Cem Aşkun

SAĞLIĞINA DİKKAT ET

Hayata en değerli,
Hazinemiz sağlıktır.
Sağlığı korumanın;
Tek yolu temizliktir.

Uyu eğlen ve dinlen,
Güzel,dengeli beslen.
Kazanırsın güç,kuvvet;
Sağlığına dikkat et!

Uymazsan kurallara,
Hemen hasta olursun.
Gidemezsin okula;
Sağlığına dikkat et!

Sınıfında kalmamak,
Hasta olup, solmamak,
İstiyorsan hep koşmak;
Sağlığına dikkat et!

Afire Hancı

 

ANLAYIN YETER

Adı körlük sağırlık veya sakatlık olsun bir oyun oynadınız mı hiç hayatınızda ?

Yâda bu oyunu oynayan birisine hiç rastladınız mı ömrünün sonuna kadar bu oyunu oynama mecburiyetinde olan birisi ile hiç tanıştınız mı yoksa? Onunla bir yakınlığınız bir sohbetiniz olmadı mı?

Kendinizi bir engellinin yerine koyup insanların içine bu şekilde çıkıp onlar gibi yaşamayı denemek gelmedi mi hiç aklınıza? Fala değil sadece birkaç saat bir engellinin yerine kendinizi koymak insanlarla iletişim kurmayı hiç düşündünüz mü?

Kendinize bir başkasını yada bir engellinin gözüyle baktınız mı hiç ?

Kendinizi bir ama gibi hissederek etrafınızdaki nesnelere nesnelere yakınınızdaki insanlara hiç dokundunuz mu ? Bir adadan bir adaya ya da evinizden  mahalle bakkalına gözleriniz kapalı gittinizmi hiç?

İnsanların ömürlerinde belli bir sakatlık dönemi varsa engelliler konusunda daha duyarlı daha vefalı daha bilinçli olurlar mıydı acaba ?

Engellilerin problemlerine daha fazla eğilirler midi, onlarla olması gerektiği ilgilenirler miydi?

En temel ihtiyaçlarını bile güçlükle karşılayabilen biri ile sohbet etmediniz mi hiç?

Bir görme engellinin insanlara çarpmamak için verdiği çabaya şahit oldunuz mu hiç?

Cadde de koltuk değnekleri  ile karşıdan karşıya geçmeye çalışan daha şanslı olarak tekerlekli sandalyesiyle kaldırıma çıkmaya çalışan bir bedensel engelli gözünüze çarpmadı mı?

Yoksa hiç hayatınızda bir  engelli ile tanışmadınız mı Her gün yüzlerce trafik iş ve ev kazası olurken ömrünün sonuna kadar sağlıklı yaşamayı kim garanti edebilir ki?

Bizden farklı olarak onların birde engelli olmalarından kaynaklanan problemlerle dolu bir dünyaları var bizler düşen ise bu dünyanın kapılarını sonuna kadar açmak ve onları anlamak....

Dilan Gökçe 7/C 2630

Affet beni anne(Bir Özürlü şiiri)

Affet beni anne

Ölmediğim için...

Ümitsiz hastalar için hani

Yazılmış türküler vardır

Kısa sürmüş acı öyküler

Yarım kalmış aşkları anlatır

"Hastane önünde incir ağacı

Doktor buna bulamadı ilacı"

Baharın belki de en gününde doğmuşum

Sana yaşatabildiğin tek mutluluk

Ağlayan sesim olmuş annem

Sonrasını kimseler bilmez

Sen bilirsin

Ben bilirim annem

Belki de en sonbahar günüydü o

Ölümün kol gezdiği bir meydanda

Direkten dönmüş bir top gibi

Nasıl olduysa ölmemiştim

Biliyorum,

Ben değildim beklediğim

Ve gene biliyorum annem

Gelmek isteyende ben değildim

Ölür dedi doktorlar

Sen tıbbi terimleri ezberledin

Ben kuvözleri

Ben hep ölmeyi dilerken

Sen dualar ettin yaşamam için

Oysaki bilemezdin annem

Ölseydim

Birgün gene farkedecektin

Baharın güzelliğini...

Onca baharsız yıl geçti

Hep gözlerimde aradın

Baharın o güzle günlerini

benim gözlerimde bahar

Senin gözlerinde kırışıklar

Bahar ama

Sonbahar...

Biliyorum

Üf demdin bir gün

Sitem etmedin kaderine

el oldun ayak oldun

Ağız oldun dil oldun

Beklenmeyen misafirine

Güneşin batmadığı bir yurtta

Sana hep aydınlık şiirler yazmak isterdim

Biliyorum

Sen gene de o şiirleri  buluyorsun anlamsız

gülüşlerimde

Cemreler baharı işaret etse de annem

Ben ya beklediğin kişi ,

Yada hiç yaşamamış olmak isterdim

affet beni anne

Ölmediğim için...

Şubat 2003

Hayrettin Türk

KÖR İLE KÖTÜRÜM

— Bak arkadaş, ne ben sağlam Bir adamım...

— Ne ben tamam Bir insanım.

— Ben kötürüm,

— Ben de körüm;

Hem anadan doğma körüm,

Ben düşündüm ki ikimiz

Tam bir insan olmak için

Her şeye malikiz:

Senin kuvvetli bacakların var.

Benim gözlerim de bakar.

Ben senin gözün olurum.

Gecen, gündüzün olurum.

— Ben de sana bacak, ayak

—Öyleyse hiç düşünme, kalk!

Senin için

Ben bakarım ve görürüm

— Ben de seni istediğin

Yere alır, götürürüm.

Böyle işte;

İki mihnet birleşince

Bir teselli hasıl olur,

Mihnetliler de kurtulur.

Tevfik FİKRET  


.....

..

....

lütfen paylaşalım