foto1
Ahmet Şerif İzgören Avcunuzdaki Kelebek
foto1
Öğretmene notlar
foto1
Personele Ait Mazeret İzin Onay Belgesi
foto1
Beyin yıkama ve İkna metotları
foto1
Nöbet ve ders dağıtım çizelgesi
Çocuğun tacize uğradığı nasıl anlaşılır Çocuklarda tırnak yeme alışkanlığı Okulda başarının sırrı Çocuğum üstün yetenekli M.E.Bakanı Dr. Reşit Galip'in öyküsü Güçlü hafıza neyle bağlantılı Son çıkan yönetmelikler Zaman yönetimi Yönetici teftişine istenenler İdareci yıllık çalışma planı Kasla ve kemikle başarılamayan Bunları bilelim Sınıf Yönetimi Motivasyon vieoları.Read More...

Okul yolu

Eğitim ve Öğretim konulu bir site

Türk bilim insanları yeni bir parazit türü buldu.

Adana Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik Bölümü Hastalıklar Anabilim Dalı öğretim görevlilerinden Uzman Dr. İbrahim Demirkale ve Dr. Argun Akif Özak, dil balıklarında yaptıkları araştırmada dünyada ilk kez görülen bir parazit türü saptadı. Parazitin balık ölümlerine sebep olduğu,  Haberin Detayları


image00119 Asrın En Kötü Kuraklığı Türkiye İçin Geçerli Değil

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, NASA araştırmacılarının 'Akdeniz havzasında 9 asrın en kötü kuraklığı yaşanacak' uyarısı için "Türkiye için geçerli değil" açıklamasını yaptı.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, NASA'nın, Akdeniz havzasında 900 yıllık kuraklık değişkenliği üzerine araştırma haberine dikkat çekerek, "NASA'nın haberi ve haber kaynağı olarak kullandığı makale incelendiğinde, ayrıca bununla ilgili ülkemizde yapılan makaleler araştırıldığında son 9 asrın en kötü kuraklığının Türkiye için geçerli olmadığı kanaatine varılmıştır" bilgisini paylaştı. 

"TÜRKİYE İÇİN GEÇERLİ DEĞİL"

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) araştırmacılarının, Akdeniz havzasında 900 yıllık kuraklık değişkenliği üzerinde çalışmalar yaptığına dikkat çekti. Çalışmaların Türk medyasında Kıbrıs, İsrail, Ürdün, Lübnan, Filistin, Suriye ve Türkiye'yi kapsayan Doğu Akdeniz Levant Bölgesi'nde, 1998 yılında başlayan kuraklığın, muhtemelen son 9 asrın en kötü kuraklığı olduğu şeklinde yansıdığını vurgulayan bakanlık, "NASA'nın haberi ve haber kaynağı olarak kullandığı makale incelendiğinde, ayrıca bununla ilgili ülkemizde yapılan makaleler araştırıldığında son 9 asrın en kötü kuraklığının Türkiye için geçerli olmadığı kanaatine varılmıştır." bilgisini paylaştı.

NASA’nın araştırmasına ilişkin açıklama

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, National Aeronautics and Space Administration'ın (NASA) araştırmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu çalışmada bölgenin iklimini, bölgeye suyun nasıl geldiğini veya çıktığını anlamak için ağaç halkaları incelenerek Akdeniz'in kuraklık tarihi canlandırıldığına dikkat çekilmesi gerektiği belirtildi.

http://www.haberler.com/ alınmıştır

 

image0022 "ağaçlar yaşanan dönemlerin iklimleri hakkında bilgi verir"

Ağaç halkaları ile tarihleme metodu (dendrokronoloji), çeşitli devirlere ait ağaçlardan alınan kesitlerde görülen yaşlarını ortaya çıkaran halkaların çakıştırılması ile eskiye doğru giden bir halkalar çizelgesi yapılması ilkelerine dayanıldığı aktarılan açıklama şu şekilde devam etti:

"Örneğin, 1960 yılında kesilen bir ağaçta 200 adet yaş halkası bulunduğu varsayılırsa bu bize, ağacın 1760 yılında büyümeye başladığını gösterir. Halkaların kalınlık ve incelikleri ise, bu 200 yıllık süre de meydana gelen iklim şartları hakkında bilgi verir. Ayrıca yine eski ahşap yapılardaki ağaçların kesitleri ile yaşayan ağaçların kesitlerinin karşılaştırılmaları suretiyle çakışan dönemler tespit edilerek yaşanan dönemlere ait nemli veya kurak dönemler hakkında daha fazla geriye yönelik bilgi sahibi olunabilir.

image0033


"Bakanlık da çalışma yaptı, son dönemdeki kuraklık olağan üstü bir durum olarak değerlendirilemez"

Levant Bölgesi, tarihsel ve kullanım olarak Doğu Akdeniz'e kıyısı olan bölgeyi kapsamaktadır ve Türkiye'nin Güneydoğu bölgesiyle sınırdır. Diğer yandan web sitesinde yayınlanan haritada, 2012 yılının, Akdeniz Bölgesi 2002-2015 ortalamasından farkını, yani su depolamasındaki azalmayı göstermektedir ve görüldüğü üzere Levant Bölgesi ve Mısır' da ciddi azalmalar söz konusu iken Türkiye için bu geçerli değildir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü bünyesindeki Kuraklık İzleme Sistemi'nde SPI yöntemi kullanılarak Hatay ve Adana için çalışma yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre son dönemde yaşanan kuraklığın olağanüstü bir durum olarak değerlendirilemeyeceği belirlenmiştir.

image0044

"makale yetersiz, Anadolu için doğruyu yansıtmıyor"

2007 ve 2009 yıllarında Doğu Akdeniz'de meydana gelen kuraklıklar sonrasında yazılan makaleler ve NASA'nın haberlerinde de benzeri durumlar yaşanmış ve ülke basını ile bazı sivil toplum kuruluşları tarafından kaynak kullanılarak duyurulmuştu. Bu tür haberler içerisinde özellikle ülkemizi gösterme çabalarının sebebinin ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden Levant Bölgesi'ne doğru akan sınırı aşan nehirlerimizden kaynaklandığı düşünülmektedir. NASA'nın haberi ve haber kaynağı olarak kullandığı makale incelendiğinde, ayrıca bununla ilgili ülkemizde yapılan makaleler araştırıldığında son 9 asrın en kötü kuraklığının Türkiye için geçerli olmadığı kanaatine varılmıştır. Makalede kullanılan uzamsal dağılım oluşturma yönteminin kullanılan örnekler dikkate alındığında yetersiz kaldığı ve bu dağılımla elde edilecek yorumların Anadolu için doğruyu yansıtmayacağı anlaşılmıştır."

 


Küresel ısınmaya neden olan şey nedir?

Sandy Fırtınası ya da Katrina Kasırgası gibi yıkıcı doğal felaketler gerçekleştiğinde, 'iklim değişikliği' terimi sık sık gündeme gelir. Batı Amerika'da büyük ilkbahar yangınları çıktığında ya da Avrupa Alpleri' ne kışın çok az kar yağdığında, tartışmalara sıklıkla 'küresel ısınma' sözü dahil edilir.

Peki, küresel ısınma ve iklim değişikliği tam olarak nedir? İklim değişikliğine neden olan şey nedir?

Yeryüzü ‘nün iklimi milyarlarca yıl içinde doğal olarak çok sıcaktan dondurucu koşullara kadar değişip dururken, küresel ısınma hakkındaki sohbetler insan etkinliklerinin geçen yüzyılda iklim değişimine olan etkisi çevresinde yoğunlaşır. Bu süre boyunca, artan sera gazı seviyeleri, özellikle de karbondioksit, daha fazla ısıyı gezegenin atmosferinde tutsak ederek sıcaklıkların yükselmesine neden oldu. Metan ve azot oksit gibi diğer dikkate değer sera gazlarının miktarı da insan etkinlikleri sonucunda arttı. Sera gazları, kömür yakılan elektrik santralleri, benzin tüketen araba motorları, tarım etkinlikleri ve kesilip yakılan yağmur ormanları gibi kaynaklardan salınır.

Küresel ısınmanın hızlanmasıyla, bilim adamları kutuplardaki buz tabakaları ile Grönland ve diğer bölgelerdeki buzulların gittikçe daha fazla eridiğini fark etti. Kutup sıcaklıklarının da dünyanın genelindeki sıcaklıklara oranla daha fazla yükseldiği gözlemlendi. Denizler son 100 yıl içinde 15 cm'den fazla yükseldi.

Kasırgalar ve gök gürültülü fırtınalar gibi tekil hava olayları tek başlarına küresel ısınmaya bağlanamaz, ama hava olaylarının değişen model ve sıklıklarının dünya sıcaklığının uzun süreli değişiminin bir sonucu olma ihtimali yüksektir. Isınan iklimin etkileri hakkında, tek tek vakaları temel almak yerine olasılıkçı bir bakış açısından düşünmek daha kolaydır.

Bilim adamları, insan etkisinin dünyanın genelinde rüzgâr ve sıcaklık modellerindeki değişikliklere katkıda bulunma ihtimalinin yüksek olduğunu kabul eder. Uç seviyede tek bir etkinliğin, iklimde insan kökenli etkilerin bir sonucu olduğunu iddia etmek yerine, küresel ısınmanın kuraklık ve şiddetli yağış etkinliklerinin gittikçe artan sıklığına etkide bulunduğunu düşünün. Daha sık gerçekleşen aşırı sıcak hava olayları ve aşırı soğuk ya da sıcak hava olayları süresince yüksek sıcaklıklar da gözlemleniyor ve bunlar büyük ihtimalle küresel ısınmanın sonuçları.

Medya ve siyaset dünyasında süren iklim değişikliğinde insanın etkisi konulu tartışma, bilim toplumunda tekrarlanmıyor. İklim bilimciler, insanların iklim değişikliğine etki ettiği, sera gazlarının çok büyük ihtimalle asıl faktör olduğu ve yeryüzünün ısındığı konusunda büyük ölçüde hemfikir.

Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC - http://www.ipcc.ch) bu konudaki bilimsel konsensüs hakkında bilgi almak için iyi bir kaynak.

İnsanların şiddetlendirdiği küresel ısınmanın olası sonuçları:

Kutuplardaki buz tabakalarının erimeye devam etmesi kutup ayılarının varlığını tehdit edebilir, İnuit ve Yupik gibi yerel kültürleri yok edebilir.

İklim ve ekosistemler dramatik bir şekilde değişirse, yeryüzündeki bütün kuş türlerinin yarısının (mesela Atlantik kutup martısının) soyu tükenebilir.

Kutuplardaki buz tabakasının ve dağlardaki buzullarının erimeye devam etmesi sonucu, denizler Kiribati ve Seyşeller gibi ada uluslarını sular altında bırakabilir, New York Şehri ile Miami gibi kıyı metropollerini tehdit edebilir.

Okyanuslar atmosferden gittikçe artan miktarda karbondioksit emerek asitlenecek, bu da mercan resiflerinin ölümüne ve insanların besin kaynağı olan balıklar da dahil olmak üzere su ortamlarının tahrip olmasına neden olacak.

Milliyet

 Metatag

9 Asrın En Kötü Kuraklığı Türkiye İçin Geçerli Değil ağaçlar yaşanan dönemlerin iklimleri hakkında bilgi verir İşte, dünyayı tersine çeviren 50 gerçek Günde 10 Milyon Ekmek Çöpe Gidiyor Küresel ısınmaya neden olan şey nedir?