foto1
İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi
foto1
Açıklamalı ata sözleri ve deyimler
foto1
Biyografiler Ünlü kişiler şahıslar
foto1
İl İl Anadolu efsaneleri söylenceleri
foto1
Okullarda kutlanılan belirli günler ve haftalar
Açıklamalı atasözleri, deyimler, dokuman, bilmece, kantin okul aile birliği servis denetim formları, öğretmen şiir, anı, atama, mevzuat, genelge yönerge duyuru kanun belge Amerika’nın keşfi öğretmene gerekli not link dokuman biyografi Anadolu efsaneleri stresi yenmek verimli ders sınavlar soru yazılı zümre eba plan rehberlik burs aday öğretmen sivil savunma yangın önleme müdür öğretmen denetimi oyun yuz eser güzel sözler Türk devletleri soykırım deprem trafik orucu bozan şeyler üç aylar 54- 32 farz bilmece arşiv gorev dağılımı okulda çocuk oyunları yazılım donanım usb win7 kurulumu.Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

...

.

web

site ekle site ekle

BİLMECELER

Cam ağacını oyarlar İçine tin ton koyarlar

Ağlama tin tonum ağlama Kulaklarından burarlar. (keman, kemençe)

Bir ağacı oymuşlar  İçine ses koymuşlar

Yanılmış yalan söylemiş Kulağını burmuşlar. (Ud)

Sende var bende var Öbür kuru dalda var. (Ad)

Bir atım var mihriban Göğsü suda her zaman

Gece gündüz kişnemez Arpa saman istemez. (Kayık)

Benzer bir minareye Deniz girmiş araya

Altı buz üstü yıldız Bir padişah bir o kız. (Kız kulesi)

Koskocaman bir deve yüzer suda seve seve. (Gemi)

Karşıdan bakınca ağarır Yanına gidince bağırır. (Deniz)

Gaşıdan baktım yanur yumur, yanına vardım kilitli. (Mezarlık)

Güccük kuyu , dümbür suyu. (tabanca)

Altı tak tak, üstü tak tak içindi bi dilber oynak. (Dil)

Önümüz darı gavırdı, arkamız harman savırdı. (Ocak Başı)

Kulağını büktükçe, ağzı sulanır. (Çeşme)

Üstü pamuk biçilir, altı çeşme içilir. (Koyun)

İki çubuk makas, hokkabaz mı hokkabaz. (Leylek)

Fini fini küçük sini. (Mercimek)

Fil fillice,  burnu eğrice. (Nohut)

Uzun uzun yollardan bir acayip kuş gelir.

Kırma badem dili var, ne söylese hoş gelir

Bir acayip söz söyler, gözlerimden yaş gelir.                    (Mektup)

Ben beni gördüm Tuzsuz pişen aş gördüm

Köpük kusan taş gördüm. (Ayna, helva, sabun)

Hırsız içerde başı dışarda. (Çivi)

Al üstüne al bağlar Mor üstüne mor bağlar

Kesilen kelle değil Kesen kasaplar ağlar. (Soğan)

Başı belalı Etrafı karalı

Hep alnı ak Suları pak (Erciyeş)

İstanbul'dan attım ben bu kılıcı Kayseri'ye düştü bunun ucu. (Mektup)

 

Şu kadar şuka Bu kadar buka

Mendile Menzil Takur tukur tuka (Havan-dibek)

Ufacık kuşlar Camiyi taşlar

Kendisi yemez Ele bağışlar (Süt sağmak)

Herkes görür Allah görmez. (Düş)

Çın çın çukurdamısın Başacık Hovardamısın

Kızlar gezmeye gitti Sen hala burada mısın? (Erimemiş-yerde kalmış kar)

Başı yeşil emir değil Üstü kara kömür değil

İçi beyaz peynir değil Kuyruğu var fare değil. (Turp)

Bilmece bildirmece el üstünde kaydırmaca (eldiven)

Bir küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk        ( Limon)

Ben giderim o gider ardımdan gölge eder.   ( Ay)

Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane          (Nar)

Mavi atlas iğne batmaz Makas kesmez terzi biçmez      (Deniz)

Yedi delikli tokmak bunu bilmeyen ahmak  (Kafa)

Dağdan gelir taştan gelir bir yırtıcı aslan gelir     (Rüzgâr)

Çıktım gittim anaya Elim battı kınaya (Karadut)

Dam ardına saç godum, Geleni gideni aç godum              (Oruç)

Bi mesel satcam bil,

Azıyım içindeki dil,

Ya on köyün camisini vir,

Ya asil öl.                                         (Kilit ahir)

Grannıh yerde cim cort                            (Damla)

Yaz ile güz arasında

İki kulak ot biter,

Ölüyü farz diriyi sünnet                         (Pamuk)

Tavana yarım ekmek koydum               (Yarımay)

Ak öküz yatar kalkmaz

Sarı öküz dikilir kalkmaz                  (Yol kamyon)

Bir küçücük fıçıcık İçi dolu turşucuk (Limon)

Çarşıdan aldım bir tane  Eve geldim bin tane (Nar)

Sonbaharda  pürçeklenir İlkbaharda çiçeklenir

Yaz kış gemilere yüklenir Bilin bakalım bu nedir? (Fındık)

Beyazla başladım Yeşille işledim

Al ile bitirdim Herkese yedirdim (Kiraz)

Küçücük adamcıklar Başında şapkacıklar (Kibrit)

Yol üstünde güğüm kaynar (Karınca)

Uzun uzun urganlar Ucunda demri hanlar (Köy yolu ve köy)

Evin önünde şık şık Evin ardından şık şık (Yağmur)

Arttım atana Değdi kotana

Suda balığa Yerde ceylana (Dolu-Kasırga)

Dağdan gelir tatrina ben onu tutarina

Kulakları yusa yusa Gözleri tombalisa (Tavşan)

Esne oğlum esne Bülbül kafeste

Yem yer su içmez Bir acayip nesne (İpekböceği)

Kanadı var kuş değil Boynuzu var koç değil (Kelebek)

Altı göze içerim üstü çayır biçerim (Çocuk)

Ak çıkının içinde sarı altın (yumurta)

Gökte durur paslanmaz Suya düşer ıslanmaz (Güneş)

Bizim evde dudu var, eğri büğrü budu var,

yazın gele göresiniz, güle güle ölesiniz (Kurbağa)

Lale bir yemiş yedi Ağacı demirdendi (Şiş kavaf, "şiş kebap")

Tıkır tıkır tıkraba İçindeki akraba

Demirden kazığı var Tulumbada azığı var (Beşik, çocuk, meme)

Çit çiten ağacı Çifte biten ağacı

Kırmızı leylek Gülbiten ağacı (Biber)

Allahın işi böğründe dişi (Mısır)

Dal ucunda tüylü dümbelek (Şeftali)

Bir karış boyu var, ağzında dili var,

hem inekten hem öküzden soyu var (Mum)

Karada bir gemi Başındaki yelkeni

Nedir dümeni Bir göreyim seni (Akıl)

Yazı yazar kitap değil Duvara çıkar kedi değil

boynuzu var inek değil Yük taşır öküz değil (Salyangoz)

Uzun uzun abalar Aksakallı babalar

Gelir gider duramaz Gece gündüz çabalar (Dalga)

Yürür yürür iz etmez hızlı gider toz etmez (Deniz)

Dağda takılır suda ipiler

Arşın ayaklı burma bıyıklı (Kaplumbağa)

İlim ilim  ilmesi İlim kadındüğmesi

Bunu bilen bilesi Bilmeyen dokuz köy veresi (Çiğdem)

A benim al yastığım içine un bastığım (iğde)

Bizim evde kadı var Çangallı bungallı budu var  (Çivi)

Çukurova bakkal dükkânı Horhor çeşmesi, aynacılar

Kemancılar, ağa yokuşu Bitli çayır.            (Çene, ağız, burun, gözler, kaşlar, alın, saçlar)

Bir gümüşten kale gördüm Hapsolmuş ona âb.   (buz, güneş)

Laka laka lam elif Laka dedim mim elif     (Leylek)

Hanım uyanmış cama dayanmış cam kırılmış kana boyanmış    (Nar)

Babası bengi baba Anası yayvan hatun

Kızın tadı güzel Oğlu sohbette gezer     (Üzüm, şarap)

Altı deniz üstü saman Köpürdükçe saçar duman         (Nargile)

Kat kat kadayıf, kendisi zayıf İçindedir özü başındadır gözü   (Mum)

Bir küçük arpacık

Başında var tatacık.             Çivi

Bir paşa geldi dili yok;

İki kuzu yedi kemiği yok;

Bir ata bindi canı yok.      Çocuk meme beşik

Beş aga kardeş

Çıtır pıtır avlu örer.           Çorap şişleri

Yemeğin başı

Hastanın aşı                   Çorba

Der tepe inler,

Herkes onu dinler.       Davul

İki oğul bir baba iki köyü çınlatır.               Davul ve meçkileri

Gak dedi guk dedi

Bu dünyada üç şey

Yok dedi                      Denize köprü

                                    Göğe merdiven

                                   Ölüme derman

Dedemin kavalı ev ardında dayalı        Değirmen oluğu

Dağdan gelir taştan gelir bir yularsız taştan gelir     Dere

Uzaktan baktım ağarır

Yanına vardım bağırır                       Dere

Uzun yengem uzanır

Çalı çırpı kazanır                            Dere

Sarı suda

Sandal oynar                            Gözleme

Tenceremi kapakladım

Etrafımı saçakladım                  Göz

Ateşe girer yanmaz

Suya girer ıslanmaz               Güneş

Uzun Uzun uzarlar

Ot içinde buzağlar          Havuç

Bir oğlum var fettan

Sakalı var etten                   Horoz

Kafası tarak

Kuyruğu orak                     horoz

.....

..

....

lütfen paylaşalım