foto1
İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi
foto1
Açıklamalı ata sözleri ve deyimler
foto1
Biyografiler Ünlü kişiler şahıslar
foto1
İl İl Anadolu efsaneleri söylenceleri
foto1
Okullarda kutlanılan belirli günler ve haftalar
Açıklamalı atasözleri, deyimler, dokuman, bilmece, kantin okul aile birliği servis denetim formları, öğretmen şiir, anı, atama, mevzuat, genelge yönerge duyuru kanun belge Amerika’nın keşfi öğretmene gerekli not link dokuman biyografi Anadolu efsaneleri stresi yenmek verimli ders sınavlar soru yazılı zümre eba plan rehberlik burs aday öğretmen sivil savunma yangın önleme müdür öğretmen denetimi oyun yuz eser güzel sözler Türk devletleri soykırım deprem trafik orucu bozan şeyler üç aylar 54- 32 farz bilmece arşiv gorev dağılımı okulda çocuk oyunları yazılım donanım usb win7 kurulumu.Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

...

.

web

site ekle site ekle

Sabaha kalan davadan korkma. Eğer bir iş acele gerektirmiyorsa onu sabaha bırakmaktan çekinme. Bir işin sonucu eğer sana henüz yansımamışsa artık korkulacak bir durum yok demektir. Eğer içinde bulunduğun sorunun etkileri hemen sana yansımamışsa artık korkacak bir durum yok demektir. Demekki sorun senin korktuğun kadar tehlikeli boyutta değildir.

Sabaha çıkmamak: Sabaha kadar yaşamamak.

Sabah sürçen geceye dek sürçer. Bir işin başlangıcında beceriksiz görünen kişi o işin sonuna kadar beceriksizliğini devam ettirir.

Sabahı bulmak: bir konu veya iş üzerine gece yarılarına kadar uğraşmak, çok emek vermek

Sabahın köründe: Çok erken, alaca karanlıkta

Sabahın kızıllığı akşamı kış eder; akşamın kızıllığı sabahı güz eder. Sabah tan yeri kızılsa akşama hava soğuyacak demektir. Akşam gökyüzü kızılsa sabaha güz geldi demektir.

Sabahleyin yağmur yağarsa gir yoluna, ikindiden sonra yağarsa gir foluna. Sabahleyin yağan yağmur geçicidir. Birazda durur hava açar. İşine devam edebilirsin ama yağmur ikindiden sonra ise hiç işe bulaşma yağmurun ardı gelecek demektir. Buna göre evine çekil tedbirini al demektir.

Sabır acıdır meyvesi tatlıdır. İnsanların bazı olaylar karşısında sabretmesi metanetle hareket etmesi zordur, ama bu zorluk insanı en azından öfke ile yapacağı hatalı bir davranıştan alıkoyar korumuş olur.

Sabır ile koruk helva, dut yaprağı atlas gibi olur. Eğer bir işte başarıya ulaşmak istiyorsak sabretmesini ancak sabırla başarıya ulaşacağımızı bilmeliyiz. Nasıl sabırla koruk helva oluyorsa ipek böceği sabırla kozasını örüp o kozadan atlas gibi halı oluyorsa sabrın bizi nerelere getireceğini görebilmemize bundan güzel örnek olmaz.

Sabır sahibi Mısır'a sultan olur. İnsan bir şeye ulaşmak istiyorsa sabretmeyi bilmeli. Mutlaka sabırla çalışmanın sonunda başarı gelecektir.

Sabır taşı: Çok sabırlı

Sabreden derviş muradına ermiş. İnsan bir işi yapmak için sabırla çalışırsa mutlaka sonunda başarıya ulaşır.

Sabreyle işine hayır gelsin başına. İnsan nasıl bir zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın sabretmeli sabrederse sabırla işini yapmaya gayret ederse sabrın sonunda mutlaka hayır vardır mutlaka hayırlı sona ulaşılacaktır.

Sabrın sonu selamettir. İnsan başarıya veya isteğine ulaşmak istiyorsa sabırla çalışmalı ve gayret etmelidir.

Saç kıvamını bulur hamur tükenir, yaş kıvamını bulur ömür tükenir. İnsan isteğine eninde sonunda ulaşır ama iş işten geçmiş olur.

Saç sefadan tırnak cefadan uzar. İnsan çok sıkıntılıysa saçı uzarmış rahatsa tırnakları uzarmış.

Saçına ak düşmek: Saçı beyazlamak, Yaşlanmak

Saçını başını yolmak: üstünü başını yırtarcasına ağlamak, çok üzülmek ve üzüntüsünü dışına vurmak

Saçını süpürge etmek:  Yaptığı işe kendini tamamen vermek, o uğurda uğraşmak

Saçma sapan konuşmak: Nereye vardığını ne anlama geldiğini düşünmeden ağzına geleni söylemek

Sade pirinç zerde olmaz, bal gerektir kazana; baba malı tez tükenir evlat gerek kazana: Bir işin kaliteli iyi güzel olması için ona malzeme gerekir aynı şekilde babadan kalan malda insanı bir yere vardırmaz insanı kurtarmaz. İnsan geçinmek istiyorsa baba malına güvenmemeli çalışıp kazanmalı

Sadık dost akrabadan yeğdir. İnsanın sadık candan dostu akrabasından daha iyidir.

Safa ile yenen cefa ile kazanılır. İnsan rahat bir şekilde yemek istiyorsa çalışıp kazanmalıdır.

Safra atmak: Kendine zarar veren bir şeyden kurtulmak

Sağa sola bakmamak: Çalışırken çevresi ile ilgilenmemek, sade kendi işini yapmak

Sağmal inek: Sürekli sömürülen kişi

Sağır duymaz uydururmuş. Sağır insan duymaz ama bulunduğu toplumdaki insanların hareketine bakarak yorumlamaya çalışır ve kendine göre anlatılanları yorumlar ama doğru ama yanlış.

Sahibinden evvel ahıra girme. Bir yerde çalışıyorsan iş sahibinden önce işe başlama önce iş sahibini bekle onun iş ile ilgili düşüncesini öğren ondan sonra işe başla ki bir aksilik olmasın.

Sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın. Gelir gidere denk olmadıktan sonra ne kadar uğraşırsan uğraş fazla yapacağın bir şey yoktur. Sonucu değiştiremezsin. İstediğini yapamazsın. İşler denk gitmiyorsa zorla yapabileceğin birey yoktur.

Sakalda keramet olsa keçi padişah olurdu. İnsan sakal bırakmakla bir yere varamaz bir şey olamaz makamı mevkii yükselmez. Eğer sakalla bir yere varılsaydı keçi padişah olurdu.

Sakalı ele vermek: Emrine girdiği kişinin sözünden hiç çıkmamak

Sakınan göze çöp batar. Bir işe fazla titizlik gösterilmemeli çok fazla titizlik gösterilen işin sonunda mutlaka bir aksilik çıkarmış.

Sakla samanı gelir zamanı. İnsan bir şeyi ne işime yarar deyip atmamalı gün olur ona da ihtiyaç duyulabilir.

Salık vermek: serbest bırakmak, Uygun olduğunu söylemek

Salt çoğunluk: Yarıdan bir fazla olan çoğunluk

Saltanat sürmek: Zenginlik ve bolluk içinde yaşamak, her isteğini gerçekleştirmek

Saman altından su yürütmek: Kendini belli etmeden gizli işler yapmak, ortalığı karıştırmak

Saman gibi: Tatsız yavan

Sana taşla vurana sen aşla vur. Sana kötülük yapana sen iyilikle karşılık ver. Önemli olan kötülüğe iyilikle karşılık verebilmektir.

Sana verem bi öğüt, ununu gendi elinle öyüd. Yöresel atasözü insana yapılabilecek en güzel nasihat en güzel tavsiye kendi işini kendi görmesidir. Başkalarından beklememesidir. Başkalarını bekleyen işinden başarılı sona ulaşamaz.

Sana zor geleni başkasından isteme. Senin için yapılması zor olan bir şeyi başkalarından isteme eğer kendin yapmayı kabullenemediğin bir işi başkalarından hiç bekleyemezsin.

Sanat altın bileziktir. İnsanın elinde bir mesleği varsa en büyük zenginliği budur. Her şey biter yok olur ama sanat sağlık oldukça vardır ve insanı başkalarına muhtaç olmaktan korur.

Sanatı ustadan görmeyen öğrenmez. Her işin bir erbabı vardır. Eğer işi asıl ustasından erbabından göremezsek iyi öğrenemeyiz.

Sanmadığın taş baş yarar. İnsan hiçbir şeyi küçümsememeli senin önemsemeyip küçümsediğin bir iş başına umulmadık dertler açabilir.

Sarhoştan deli bile kaçar. Sarhoş insan ne yaptığını bilmez hareketleri tamamen bilinç dışıdır, akılsızcadır. Bu nedenle deliler bile zararlı olur diyen sarhoştan kaçar.

Sarımsağı hesap eden, paçayı yiyemez. Yapacağı işte her şeyi veya küçük şeylerin hesabını yapan insan yapacağı işten kazanç sağlayamaz.

Sarımsak içli dışlı, soğan yalnız başlı. Uyum içerisindeki insanlar aynı aile fertleri gibi birbirleriyle samimi içli dışlı olurlar ama bunu başaramayanlar yalnız başlarına kalırlar.

Sarımsak yemedim ki ağzım koksun. Suça bulaşmamış insan suçlanacağından korkmaz.

Sarımsağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış. Toplum içerisine giren kötü niyetli bir insanın gerçek niyetini ancak kırk gün sonra öğrenebiliriz. Kötü niyetli insana niyetini çevresinden kırık gün boyunca saklar.

Sarmaş dolaş olmak: Birbirlerine büyük bir özlem duyarak kucaklaşmak

Satıp savmak: İhtiyacını karşılamak için elinde bulunan her şeyi satmak

Sayılı gün tez geçer. Yapacağı iş belli bir takvime bağlı olanlar acele etmeli çünkü işin yapılması için verilen süre çok çabuk geçer.

Sebepsiz kuş bile uçmaz. Dünyada her ne olmuşsa bunun mutlaka bir sebebi vardır. Sebebi olmadan hiçbir şey gerçekleşmez bu kuş bile olsa.

Sebil etmek:  Parasız hayrına herkese dağıtmak

Sel gider kum kalır. İnsanlar arasındaki ilişkilerde önemli olan kalıcı değerlerin korunmasıdır. Yoksa geçici olan şeylerin bir önemi yoktur. Unutulur gider.

Sel ile gelen yel ile gider. Emek vermeden kolay yoldan beleşten kazanılan para mal mülk aynı şekilde hesapsız şekilde harcanır gider. Farkına varamayız. İnsana bir faydası olmaz.

Selam para kelam para. Her şey para harcamayı gerektirir. Her şeyin ucu parada yapılan her şeyin para ile karşılanıyor.

Selin ağzı tutulur elin ağzı tutulmaz. İnsanlar dedikodu yapar laf çekiştirir. Birçok şeyi çalışarak uğraşarak önleriz ama insanların dedikodusunu laf taşımasını ne yaparsak yapalım önleyemeyiz.

Selamı sabahı kesmek: Dostluğu bozmak, İlişkiyi kesmek

Sen bilirsin deyince kavga olmaz. Ortak yapılan işte karşındakinin fikirlerine saygı ve anlayış gösterirsen arada kavgada bir problemde olmaz. Her şey gayet güzel yürür.

Sen bir garip çingenesin telli zurna nene gerek. Kişi kendi gücüne bilgisine maddi durumuna göre iş yapmalı kaldıramayacağı bir işin altına girmemeli sonra o işin altında kalır ezilir.

Sen işlersen mal işler, insan öyle genişler. İnsan çalıştıkça daha fazla kazanır, malı mülkü olur. Onlar arttıkça daha fazla iş yapma imkânı olur. Böylece zenginliği artar.

Sen işten korkma iş senden korksun. Bir iş yapacağın vakit işi gözünde büyütüp geri durmamalısın. İşe azimle ben bu iş başaracağım diyerek başlamalısın ki işi en kısa zamanda ve en güzel şekilde başarasın.

Sen kazanda düşmana kalsın. İnsan adam sende bana ne ben çalışacağımda ne olacak kime kalacak diye düşünmemeli. İnsan çalışmalı kazanmalı isterse bu kazancı düşmana kalsın.

Sen olursan bensiz ben olurum sensiz. Sen çevrendekilerle ilişkini kesersen onlarda senden ilişkilerini keser. Bunu artık normal karşılamalısın.

Senli benli olmak: Çok samimi olmak

Sepet havası çalmak: İşine son vermek, fuzuli şeylerden bahsetmek

Ser verip sır vermemek: Çok güvenilir, sırrı konusunda canı pahasına da olsa düşmana gizli bilgileri vermez.

Ser verip sır vermemek: Bir zorlamalara rağmen sırrını başkalarına söylememek

Ses çıkmamak: Birinden bir tepki gelmemek, hiçbir tepki vermemek

Sesi ayyuka çıkmak: Üzüntüden veya zordan sessinin en son noktasına kadar bağırıp yardım istemek

Set çekmek: Yapılana engel olmak

Sev seni seveni hak ile yeksan ise, sevme seni sevmeyeni Mısır'a sultan ise. Seni seven kim olursa olsun zengin fakir akraba yabancı seni gerçekten seviyorsa sende onu sev. Seni sevmeyende kim olursa olsun kim olacaksa olsun sultanda olsa makam mevki sahibi de olsa seni sevmedikten sonra sende onu sevme.

Sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur. Birbirleri ile sevdalı onlalar kaynaşır birbirini sever hiçbir şey onların sevgisini değiştiremez. Ama zamanla sevda geçer aşk biter o birbirinden ayrı olamayanlar artık birbirine işkence vermeye başlar.

Seyrek git dostuna kalksın ayaküstüne. İnsan dostu da olsa akrabası da olsa onu seyrek ziyaret etmeli ki her gidişinde samimiyet ve iltifat görsün. Sık sık yapılan ziyaret bıkkınlık yaratır.

Sıcağa kar mı dayanır. Eğer insan kazanmaz da sürekli harcarsa ne kadar zengin olursa olsun buna hiçbir şey dayanmaz. Bir gün gelir her şey biter.

Sıcak para: Kaynağı belli olmayan nereden geldiği bilinmeyen para

Sıçan geçer yol olur. Bir iş için açılan kötü bir yol zamanla alışkanlık haline gelir. Herkes o yolu izlemeyi alışkanlık haline getirmekten yapmaktan sakınmayabilir.

Sıfırı tüketmek: Maddi gücünü, parasını elindeki tüm imkânlarını tüketmek

Sık gidersen dostuna yatar, yatar arka üstüne. . İnsan dostu da olsa akrabası da olsa onu seyrek ziyaret etmeli ki her gidişinde samimiyet ve iltifat görsün. Sık sık yapılan ziyaret bıkkınlık yaratır.

Sırça köşkte oturan komşusuna taş atmaz. Kendisi de zaman zaman hata yapan kişi başkalarının hatalarını da gerektiğinde görmezlikten gelmeli.

Sırrını düşmanının bilmesini  istemezsen, dostuna açma. Sırrını dostuna açarsan onunda başkalarına anlatacağını ve ağızdan ağza yayılacağını bilmelisin.

Sırrını verme dostuna dostunun dostu vardır o da söyler dostuna. İnsan sırrını kendisine saklamalı dostu bile olsa anlatmamalı çünkü oda söyler dostuna ağızdan ağza yayılır sır olmaktan çıkar.

Sırtı kaşınmak: Dayak yemeyi ister davranışlarda bulunmak

Sırtı pek: Kalın giysili, İyi giyinmiş

Sırtını dayamak: Yaslanmak, güçlü birinin koruyuculuğunda olmak

Sinekkaydı tıraş: yüze sakal bırakmadan çok temiz yapılan traş

Sinek bir şey değil mide bulandırır. Bazı kusurlar belki çok basit görülebilir. Bu çok basit görülen kusurlar karşınızdaki insanda hiç ummadığınız etkilere yol açabilir.

Sinek pekmezciyi tanır. İşinde usta olan işini bilen kişi kimden ne alacağını neyi öğreneceğini bilir. Boş şeylere zaman harcamaz.

Sirkesini sarımsağını sayan paçayı yiyemez. Her şeyi hesaplayan yaptığı işte başarılı olamaz. Kar edemez.

Sivri dilli: Çok konuşan konuşmaları ile karşısındakine hakaret eden

Sofu soğan yemez, bulunca sapını komaz. Bazı konularda ileri geri konuşanlar veya başkalarını eleştirenler ellerine fırsat geçince konuştuklarının tam aksini yaparlar.

Soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir. Bir işin zorluğunu sıkıntılarını o işi yapanlar bilir. Dışardan görenler veya dinleyenler yada hazır bulanlar asla bilemez.

Sokma akıl yedi adım gider. İnsan kendisi düşünmeli çalışmalı karar vermeli yoksa zorla öğretilen akılla bir yere varılmaz. Bugün öğretirsin yarın yine unutur.

Solda sıfır: Hiç önemi olmayan

Soluk soluğa: Hiç durmadan koşarak çok hızlı bir şekilde

Son gülen iyi güler. Bir işte zorluklar problemler aşıldıktan sonra başarıya ulaşılmışsa başaranlar sevinir mutlu olur. Çektikleri sıkıntıları unuturlar.

Son pişmanlık fayda etmez. İnsan yanlıştan zamanında Vaz geçmeli ve yanlışını düzeltmeli iş işten geçtik ten sonra pişman olmak bir şeyi halletmez. Kimseye fayda sağlamaz.

Sona kalan dona kalır. Yapacağı işte ağır davranan kişi zarar eder.

Sora sora Bağdat bulunurmuş. İnsan yeter ki bir şeyi yapmaya niyet etsin en zor şartlarda bile öğrenip isteğini gerçekleştirir.

Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir. Kişinin aslını asaletini sormaya gerek yoktur. Onu öğrenmenin en kolay yolu kişinin sohbetidir. Kişi aslına göre sohbet konusu seçer.

Sorma kişinin aslını, sohbetinden çıkar neslini. Kişinin aslını asaletini sormaya gerek yoktur. Onu öğrenmenin en kolay yolu kişinin sohbetidir. Kişi aslına göre sohbet konusu seçer. Sohbetiyle kim olduğunu ortaya koyar çevresine gösterir.

Soysuz olandan soylu evlat doğmaz. İnsanın aslı asaleti yoksa ondan onun zürriyetinden de soylu bir davranış beklenemez.

Soyup soğana çevirmek: Hiç bir şey bırakmamasına tek birisini soymak

Söyleyene değil söyletene bak. Konuşan kişinin sözleri hoşumuza gitmişse bunları ona Allah söyletiyor der çok hoşlanırız.

Söz ağızdan çıkar. İnsan söz verirken iyi düşünmeli artık verilen sözden geri dönmemeli.

Söz büyüğün su küçüğün. Sofrada konuşmak yemeye başlamak büyüğün hakkıdır. Önce başlamalı ama su küçüğündür. Suyu içmeye küçükler başlamalıdır.

Söz dediğin yaş deridir nereye çekersen oraya gider. Yaş deriyi nasıl ne yönde çekersen o yöne uzar. Sözde yaş deriye benzer. Dinleyen ne yöne çekmek isterse o yönde sözleri yorumlar.

Söz gümüşse sükût altındır. Bir yerde konuşmak çok değerli olabilir, ama unutmamalı ki konuşmanın değerli olduğu yerde önce susup dinlemek daha da değerli olabilir.

Söz var dağa çıkarır; söz var, dağdan indirir. Bir söz vardır söyleneni deli eder asi eder isyankar eder katil eder söz vardır insanı bütün sıkıntılarında kurtarır, insanı yapmak istediği kötü şeylerden Vaz geçirir.

Söz var iş bitirir; söz var baş yitirir. İnsan konuşurken neyi ne amaçla söylediğini iyi bilip ona göre konuşmalıdır. Konuşmasını bilen insan çok zor işleri iki cümle iki sözle halleder ama öyle sözler vardır ki söyleyenin başını derde sokar.

Söz anlayan beri gelsin: Hiç biriniz sözden anlamıyorsunuz

Söz sahibi olmak: Konuşmaya yetkili olmak

Söz tutmak: Söz dinlemek

Sözüm meclisten dışarı: Kaba sözü bulunduğu toplumdaki kimseye söylemek istememek

Sözüm ona: Sanki güya

Sözüm yabana: Meclistekilerin dışındakilere yönelik söylenen çirkin   söz

Sözünü bil, pişir; ağzını der, devşir. İnsan ağzından çıkacak her sözü iyice düşünüp öyle söylemeli sonradan pişman olmamak için sözünü durup düşünmeli sonra söylemeli

Stop etmek: Çalışırken aniden durmak, çalışmamak

Su akarken destiyi doldurmalı. İnsan elinde fırsat varken değerlendirmesini bilmelidir. Sonra geç kalır.

İnsan gençken parayı kazanırken değerlendirmeli yatırım yapmalı geleceğine hazırlanmalı. Sonra pişmanlık fayda etmez.

Su aktığı yere akar. Zorla hiçbir şeyi değiştiremezsin. Her şey kendi düzeninde yürür.

Su başından bağlanır. Kişi bir işi yapmaya niyet etmişse o işe başından başlamalı, sonuna vardırmalı. Yarıdan başlanan işten hayır gelmez.

Kişi alacağı bir malı asıl sahibinden istemeli aracılarla bu iş yürümez.

Su bulanmayınca durulmazmış. İnsan zorluklarla karşılaşıp onları aşmadıkça huzura refaha çıkamaz.

Su içene yılan bile dokunmazmış. Su içerken kim olursa olsun kesinlikle dokunulmaz bu düşmanın değil yılan bile olsa.

Su testisi suyolunda kırılır. Kişi ömrünü inandığı uğraştığı çalıştığı iş uğrunda bitirir.

Su uyur düşman uyumaz. Su devamlı akar, hiç durmaz, durması da mümkün değildir. İnsanın düşmanı kötülük açısından sudan daha hareketlidir daha tehlikelidir. Düşman her zaman için bir kötülük yapmanın yolunu arar hile arar tuzak kurar hiç durmaz. Bu yönden düşmanın akan sudan da tehlikeli olduğunu unutmamalıyız.

Su dökmek: İşemek

Su gibi gitmek: Bol bol harcamak

Su götürmez: Başka bir yoruma el vermeyen

Su katılmamış: Saf temiz,tertemiz, içine hiç birşey katılmamış olan

Su koy vermek: Sözünde durmamak, yalan yola konuşmak

Suç samur kürk olsa kimse üstüne almaz. Suçlu olmayı suçu üzerin almayı kimse istemez. Suç samur kürk gibi değerlide olsa bu aynıdır, değişmez.

Sultan palamuttan kalmak: Çok eski devirden kalmak

Sus payı: kişiye konuşmaması için ayrılan zaman

Sus pus olmak: Sessiz kalmak, Ses çıkarmadan karşısındakini dinlemek. Mahcubiyetinden diyecek bir şeyi olmamak.

Suya sabuna dokunmamak: Kendisine zarar verebilecek konularla ilgilenmemek

Suyunu çekmek: Kurumak, susuz kalmak

Suyu mu çıktı: Beğenilmeyecek bir tarafı  yok.

Sükût ikrardan gelir. Kişi kendine yapılan ithamlara itiraz etmiyorsa o ithamları kabul ediyor demektir.

Süngüsü düşmek: Morali bozulup, suratı asılmak

Sürüsüne bereket: Çok fazla, bol bol

Süsleyip püslemek: Göze batacak kadar süslemek

Sürüden ayrılanı kurt kapar. İnsan içinde bulunduğu toplumdan ayrılmamalı. Toplum ile hareket etmeli yok kendi başına buyruk hareket ederse başına her şey gelebilir.

Sütten ağzı yanan, ayranı üfleyerek içer. Yaptığı bir işte hata eden ve pişman olan kişi artık her yaptığı işe çok dikkat eder

Sütliman olmak: Durulmak, sakinleşmek

Sütü bozuk: Karaktersiz, ahlaksız, terbiyesiz


.....

..

....

lütfen paylaşalım