foto1
İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi
foto1
Açıklamalı ata sözleri ve deyimler
foto1
Biyografiler Ünlü kişiler şahıslar
foto1
İl İl Anadolu efsaneleri söylenceleri
foto1
Okullarda kutlanılan belirli günler ve haftalar
Açıklamalı atasözleri, deyimler, dokuman, bilmece, kantin okul aile birliği servis denetim formları, öğretmen şiir, anı, atama, mevzuat, genelge yönerge duyuru kanun belge Amerika’nın keşfi öğretmene gerekli not link dokuman biyografi Anadolu efsaneleri stresi yenmek verimli ders sınavlar soru yazılı zümre eba plan rehberlik burs aday öğretmen sivil savunma yangın önleme müdür öğretmen denetimi oyun yuz eser güzel sözler Türk devletleri soykırım deprem trafik orucu bozan şeyler üç aylar 54- 32 farz bilmece arşiv gorev dağılımı okulda çocuk oyunları yazılım donanım usb win7 kurulumu.Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

...

.

web

site ekle site ekle

Kabahat samur kürk olsa kimse üzerine almaz. Kimse suçu üzerine almaz değil suç kürk bile olsa kimse istemez, kabullenmez. Herkes uzak durur.

Kabak başına patlamak: Bir işin kötü gitmesi sonucunda doğacak zararın birkaç kişiden birinin üzerine kalması

Kabak tadı vermek: Bıktırmak, usandırmak

Kabına sığamamak: Sevinçten yerinde duramamak

Kabir azabı çekmek: Çok sıkıntı çekmek

Kabul olmayacak duaya âmin denmez. Gerçekleşmesi imkânsız bir işi yapmaya kalkmak akıllıca bir davranış değildir.

Kaçan balık iri olur. Kişi elindeki küçük bir fırsatı kaçırınca onu gözünde büyütüp çok değerli hale getirir.

Kaçanın anası ağlamazmış. Kişi kavgada dayak yemekten veya ölmekten kurtulmak için kaçmakla hem kendine zarar verilmesini önlemiş olur hem de eşi dostunun üzülmesini önlemiş olur.

Kaçın kurası: Çok tecrübeli her şeyi bilen, kolay kolay geçilemeyen

Kaderine küsmek: Kötü bir durumla karşılaşıp her şeye küsmek

Kadı anlatana göre fetva verir. Kişi haklıda olsa haksızda olsa kadı anlatanın beyanına göre hüküm verir.

Kadı ekmeğini karınca yemez. Toplumda hak ve hukuk kadıların hükmüyle sağlanır ama onlar adaletle hükmetmez insanlara hüküm verirken haksızlık yaparlarsa onların ekmeğini karıncalar bile haram kabul eder yemezler.

Kafa dengi: Aynı düşüncelere sahip olanlar

Kafa patlatmak: Çok düşünüp zihni yormak

Kafa tutmak: Karşı çıkmak, itiraz etmek

Kafadan atmak: Düşünmeden saçma sapan şeyler söylemek

Kafadan atmak: Bir konu hakkında rasgele konuşmak

Kafadan sakat: Akılsız, aklı noksan

Kafası almamak: Anlayamamak, aklının almaması

Kafası çalışmak: Zeki, akıllı

Kafasına koymak: Bir işi yapmaya kararlı olmak, kesin karar vermek

Kafasını kullanmak: Bir işin yapılmasında zekâsını kullanmak, Akıllıca hareket etmek

Kafasını kurcalamak: Bir işi düşünmek, kafasını kurcalamak

Kafayı çekmek: İçki içmek sarhoş olmak

Kafayı tütsülemek: İçki içip sarhoş olmak

Kâğıda dökmek: Alınan kararları yazmak, düşüncelerini yazmak

Kâğıt üzerinde kalmak: Uygulamaya geçirmemek, hayata geçirmemek, unutulup gitmek

Kahvenin yüzü kara ama yüz ağartır. Kahveden amaç dostluktur. Dostluklarda amaç insan ilişkiler yakınlaşma samimi olmaktır. Bunu sağlamanın yolu da ikramdan geçer dostuna yapacağın bir kahve ikramı onunla başlayacak çok uzun ömürlü bir dostluğun başlangıcı olur. Rengi kara olsa da dostluğunda başlangıcıdır.

Kalbin temiz değilse keşiş ol, Şıh ol. Kişinin içinde kötülük varsa kalbi temiz değilse ne olursa olsun yine de temiz olamaz. Keşişte olsa Şıh te olsa durum değişmez. Kişinin kalbi temiz değilse ne olduğu hiç önemli değildir.

Kalbin yolu mideden geçer. Eğer kişinin sevgisini itimadını kazanmak istiyorsanız ona bol bol yemek veya şölenle karnını doyurmalısınız.

Kalayı Basmak: Küfür etmek

Kalbine göre: Başkasına beslediği duygulara göre

Kalbini kırmak: Karşısındakini konuştuğu kişiyi gücendirecek üzecek Hareket etmek

Kalburüstü olmak: Emsallerinden üstün olmak

Kaldırım mühendisi: İşsiz, sokakta avare gezen

Kâle almamak: Ciddi bulmamak, önemsememek, dikkate almamak

Kalem kılıçtan keskindir. Kılıç öldürür tehlikelidir ama etkisi kısa sürer. Kalem ise insana fiziki zarar vermez ama etkisi asırlar boyu sürer. İnsanları her zaman etkiler, yönlendirir.

Kalın incelene kadar ince üzülür. Herkesin bir olaya dayanma gücü farklıdır. Bir şişmanla bir zayıf bir kuvvetli ile bir cılız aynı oranda zorluğa dayanamaz. Güçlü olan dayanır zayıf olan dayanıncaya kadar ölür.

Kalın kafalı: Anlatılanı anlamıyor, Karşısındaki ne söylerse söylesin bir türlü söyleneni anlamıyor manasında kullanılır.

Kalp kalbe karşıdır. İnsanlar birbirlerini gerçekten seviyorsa biri diğeri için ne düşünüyorsa o da onun için aynı şeyi düşünür.

Kalp kırma kırılırsın, yer yarılır gömülürsün. İnsanların kalbini kırmamak en büyük güzelliktir. Gün olur yaptığın davranışlar yüzünden çok utanılacak durumlara düşebilirsin.

Kan ağlamak: Çok büyük üzüntü duymak

Kan akıtmak: Kurban kesmek

Kan alacak damarı bilmek: Nereden ya da kimden menfaat sağlayacağını iyi bilmek

Kan dökmek: Yaralamak, öldürmek, öldürücü eylem yapmak

Kan tutmak: Kanı görünce bayılmak

Kana susamak: Öldürme hırsı içinde olmak

Kanadı altına sığınmak: Koruyuculuğuna girmek

Kanına dokunmak: Çok sinirlendirmek, hiddetlendirmek

Kanına girmek: Birini öldürmek ya da öldürtmek, birine istediği işi yaptırmak için onu kandırmak

Kanını kurutmak: Her şeyini harcatarak fakir duruma düşürmek

Kan kus kızılcık şerbeti içtim de. Ne kadar zorda olursan ol sıkıntını karşındakilere belli etme.

Kapana düşmek:   Hile yapılarak tuzağa düşmek

Kapı dışarı etmek: Kovmak, Bulunduğu yerden kovmak

Kar yağar nisan öğünür, nisan yağar insan öğünür. Karın yağması nisan ayında havaların ısınmaya başlaması ile birlikte eriyen kar toprağı besler bu da tarımla uğraşanlar için daha çok mahsul daha çok verim demektir. Nisan ayında yağması ise tarladaki ürünün daha iyi sulanması toprak sahibinin daha çok ürün alması demektir.

Kar yılı var yılı. Eğer kar fazla yağmışsa o yıl çok mahsul olacak bolluk olacak demektir.

Kar zararın kardeşidir. İnsan bir iş yapmaya kalktığında kar da, zararda edebileceğini düşünerek hareket etmelidir.

Karadut açtı mı soyun, döktü mü giyin. Karadut açtığı vakit artık havalar ısındı demektir. Yazlık kıyafetler giymeli, yaprağını dökünce de artık havalar soğudu kışlık kıyafetler giymek gerekir. Bir nevi mevsim habercisi.

Kara gün kararıp kalmaz. İnsan bir şeye takılıp kalmamalı. Üzüntüler dertler sıkıntılar her zaman vardır ama gelip geçerler bir yere takılıp kalmazlar.

Kara haber tez gelir. İnsanlara üzüntü veren haberler kötü haberler hiç gecikmeden tez zamanda yerine ulaşırmış

Kara cahil:  Çok bilgisiz, hiçbir şey bilmeyeni

Kara haber: Üzücü haber, Kötü haber

Kara kara düşünmek: Çok üzüntülü olarak düşünmek

Karanlıkta göz kırpmak: İsteğini karşısındakine iyi anlatamamak

Karı ağızlı: Karısının sözlerine göre davranan, Karışının sözleri ile hareket eden

Karınca kararınca: Elinden geldiği kadar

Karnı burnunda: Hamile, Doğurması çok yakın

Karnı zil çalmak:  Çok acıkmak

Karalar içerden beyazlar dışardan. İnsan aile içerisinde veya dostlar arasında kırgınlıkları anlaşmazlıkları saklı tutmalı iyilikleri güzellikleri herkese göstermeli.

Karda yürü izini belli etme. İnsan bir işi yapmaya niyet edince onu yapmalı ama kimseye de sırrını vermemeli.

Kardeş kardeşi atmış, yar yar başında tutmuş. İnsanın en zor günüde kardeşi dahi tarafına bakmaz ondan uzaklaşırken yâri eşi en zor anda imdadına koşar. Onu terk etmez.

Kardeş kardeşin ne olduğunu ister ne öldüğünü. Kardeş kardeşin ne çok varlıklı iyi olmasını ister nede darda kalmasını ister.

Kardeşi olmayan garip olur. İnsanın en büyük dayanağı dostu kardeşidir. İyi gününü ve kötü gününü önce kardeşiyle paylaşır. Eğer kardeşi yoksa onu anlayacak dertlerini paylaşacak sıkıntılarına yardımcı olacak kimsesi yok demektir.

Kardeşin büyüğü peder, küçüğü evlat yerine geçer. Ailede kardeşin büyüğü baba yerine geçer baba gibi sayılmalı küçük kardeşse insanın evladı yerine geçer o da evlat gibi sevilip kollanmalı.

Kardeşin düşmanlığı karşıdan düşman çıkıncaya kadardır. Kardeşler arasındaki düşmanlık bir başkasının düşmanlığı oluncaya kadardır. Karşılarına bir düşman çıktığı an kardeşler arasındaki düşmanlık biter dayanışma başlar.

Karga yavrusuna bakmış benim ak pak evladım demiş. Kişi başkaları ne derlerse desin kendi çocuğunu çok üstün çok masum görür.

Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış. Kişi görgüsüzlüğü yüzünden başkalarını taklit edeyim derken kendi bilgi ve becerisini de kaybeder.

Kargadan korkan darı ekmez. İnsan basit şeylerden korkup yapacağından geri dursa aç kalır. Basit şeylerden korksak aç kalırdık.

Kargaya yavrusu Şahan görünür. Herkese kendi yavrusu çok güzel çok alımlı çok zeki herkesten üstün gözükür.

Karıncadan örnek al, yazdan kışa hazırlan. İnsan karınca gibi çok çalışmalı yazdan kış mevsimi için gerekli ihtiyaçlarını karşılamalı.

Karışma devletin işine, düşme zenginin peşine, boynunu kır bak kendi işine. Bu öğüt mahiyetinde söylenen bir söz. Devletin işine karıma ne emrederse yerine getir. Zenginin peşine takılma çünkü ona ayak uyduramazsın kendi işinden de olursun. En akıllı iş kendi işine bakmandır.

Karpuz kabuğunu görmeden denize girme. Zamanı gelmeden bir işi yapma. Her şeyin bir zamanı vardır. Havalar ısınmadan denize girme havanın ısındığının da en belirgin özelliği karpuzdur.

Karpuz yata yata büyür. Tembeller için söylenir. Tembel ancak yatar başka bir iş yapmaz.

Kart tavuktan çorba olmaz. Nasıl bayatlamış üründen yemek olmazsa insanında yaşlanmışından işe yarayacak bir fayda olmaz. O ancak kendi derdini çeker.

Kartala bir ok değmiş yine kendi yeleğinden. Güçlü kişilere en büyük kötülük yine kendi çevresindekilerden gelir.

Kasımdan on gün evvel ek on gün sonra ekme. Her şey zamanında yapılmalı zamanı geçtik ten sonar yapılan işten bir hayır gelmez. Boşuna uğraşırsın. Kasım ayından önce toprağa ne ekersen ek ama kasım ayı geldikten sonra toprağa tohum ekmek boşuna emektir. Ondan bir şey elde edemezsin.

Kaş ile göz gerisi söz. İnsan bakınca önce karşısındakinin kaşı ile gözünün güzelliğine bakar öteki özellikler güzellikler daha sonra gelir.

Kavgada kılıç ödünç verilmez. İster kavgada isterse başka bir işte olsun kişi kendisi için hayati önemi olan araç gerecini malzemesini başkasına veremez.

Kavurganın yananı sıçrar. Bir toplulukta zarar görenlerden en çok canı yanan bağırır itiraz eder.

Kaya uçmazsa dere dolmaz. Büyük ihtiyaçlar için büyük fedakârlıklar gerekir. Yoksa kolay kolay başarıya ulaşamayız.

Kayış bilir, tutan ne çeker. Bir işin ne zahmetlerle yapıldığını ancak onu yapan bilir, işin aslını zorluğunu öğrenmek için ona sormalıyız. Diğerleri ancak anlatır ve ya hayal eder.

Kaymağı seven mandayı yanında taşır. İnsan bir şeyi gerçekten istiyorsa ona ulaşmak için gerekli araç gereci yanında taşımak elinin altında bulundurmak zorundadır.

Kaypakla pazarlık olmaz. Sözüne güvenilmeyen insanlarla hiçbir zaman anlaşma yapılmaz. Verdiği sözü tutmaz çabuk unutur veya sözünden cayar.

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez. Eğer bir işte bol kazanç bol getiri varsa oraya küçük bir harcama yapmaktan kaçınılmamalı

Kaza geliyorum demez. İnsan her zaman her şeye hazırlık ve dikkatli olmalı yoksa aniden karşısına aksilikler çıkabilir.

Kazanırsan dost kazan düşmanı anan da doğurur. Önemli olan insanın dost kazanmasıdır. Çünkü dost kazanmak dostluğu devam ettirmek zordur bunun için bütün amacın dost kazanmak üzerine olmalıdır. Düşman kazanmaksa çok kolaydır.Düşmanı her yerde bulursun.

Keçi şarabı içince dağda kurt arar. Kişiye olmayacak şekilde motive eder yönlendirirsen kendini herşeyi yapabilecek güçte zanneder. Kişi iyi yönlendirilirse olmayacak işleri bile yapma cesareti bulur yapmaya kalkar. 

Keçiye can kaygısı kasaba yağ kaygısı. Biri çok büyük bir derdin içinde ondan kurtulma telaşında diğeri ise ondan en iyi nasıl faydalanırım hesabında.

Kedi şarap içmiş, dağda kurt aramaya çıkmış. Zayıf cılız güçsüz insanlar en küçük bir destek görünce veya kendini az güçlü hissedince sonunun ne olacağını düşünmeden etrafına meydan okumaya başlar.

Kedi uzanamadığı ciğere pis der. İnsan bir şeye sahip olmak isteyip te ona sahip olamadığı vakit ona bin bir mazeret ve kusur bulur.

Kedinin boynuna ciğer asılmaz. Kişiye zarar verebileceğini düşündüğümüz şeyi emanet edemeyiz. Eğer emanet ediyorsak karşılaşacağımız durumlara da hazırlıklı olmak zorundayız.

Kedinin kabahatini önüne koyarlar öyle döverler. Suçlu olan kişiyi cezalandırırken ona kabahatini iyi anlatmalı ki bir daha aynı suçu işlemesin.

Kedinin kanadı olsaydı serçenin adı kalmazdı. Toplumda başkalarına zarara verebilecek yapıda olanların gücü olsaydı insanlara huzur vermezlerdi. Herkesi canından bezdirirlerdi.

Kedinin yürüklüğü samanlığın kapısına kadardır. Yanlış işler yapanların planları ne olursa olsun gidecekleri yer bellidir.

Kel kız teyzesinin saçıyla övünür. Kişi kendisinin elinde olmayanlar için yakınlarının varlığından pay çıkarmaya çalışır.

.....

..

....

lütfen paylaşalım