foto1
İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi
foto1
Açıklamalı ata sözleri ve deyimler
foto1
Biyografiler Ünlü kişiler şahıslar
foto1
İl İl Anadolu efsaneleri söylenceleri
foto1
Okullarda kutlanılan belirli günler ve haftalar
Açıklamalı atasözleri, deyimler, dokuman, bilmece, kantin okul aile birliği servis denetim formları, öğretmen şiir, anı, atama, mevzuat, genelge yönerge duyuru kanun belge Amerika’nın keşfi öğretmene gerekli not link dokuman biyografi Anadolu efsaneleri stresi yenmek verimli ders sınavlar soru yazılı zümre eba plan rehberlik burs aday öğretmen sivil savunma yangın önleme müdür öğretmen denetimi oyun yuz eser güzel sözler Türk devletleri soykırım deprem trafik orucu bozan şeyler üç aylar 54- 32 farz bilmece arşiv gorev dağılımı okulda çocuk oyunları yazılım donanım usb win7 kurulumu.Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

...

.

web

site ekle site ekle

Icığını çıkarmak: En ince noktasına kadar incelemek

Ikınıp sıkınmak: Çok sıkılmak.

Irgat gibi çalış bey gibi ye. İnsan çalışarak kazandığının değerini ve kıymetini bilmeli dilediği gibi harcamamalı.

Irak yerin haberini kervan getirir. Uzaklardan bize haberin ulaşması için mutlaka bir aracıya ihtiyaç vardır. Ancak onunla haberleşebiliriz.

Irmak kenarına çeşme yapılmaz.Bir şey yapmak istiyorsan onu ihtiyaç duyulan yere yap, rast gele yere yaparsan bir kıymeti olmaz.

Isıracak it dişini göstermez.İnsan düşmanıyla savaşacaksa kalkıp ona silahını göstermez.

Isıtıp ısıtıp önüne koymak:Aynı konuyu tekrar tekrar gündeme getirmek.

Iskartaya çıkarmak : Eskitmek,kullanılmaz hale getirmek.

Ismarlama hac,Hac olmaz.İnsan eğer bir işi hakkıyla yapmak istiyorsa onu bizzat kendisi yapmalı tamamlamalı, başkasına havale edilen işten bir hayır gelmez.

Işık tutmak :Bir konu hakkında faydalı bilgiler söylemek,Konunun açıklanmasında güzel fikirler söylemek.

İbadette gizli kabahat da.İnsan kendi şahsı için yaptığı şeyleri gizli yapmalı bu ibadette olsa kabahatte olsa böyledir.Aşikare yapılan işin ancak dedikodusu olur.

İcabına bakmak : Bir işin yapılması için gerekenleri yerine getirmek.

İçi çekmek : Çok arzulamak

İçi dışına çıkmak : Mide bulantısından kusmak.

İçi erimek : Sıkıntıdan üzüntüden zayıflamak.

İçi sızlamak : Çok üzülmek

İçi yanmak : Üzüntüsünü dışarı vuramadan çok üzülmek

İçinden çıkmak : Yapılan işi bir şekilde halledip o işten ayrılmak.Başarılı sonuca varmak.

İçine atmak : Üzüntüsünü kimseye söyleyememek içinden üzülmek.

İçine doğmak : Olacak olayın önceden olabileceğini hissetmek.

İçini dökmek : Derdini anlatmak.

İçini kemirmek : Üzüldüğü bir konu hakkında sürekli rahatsızlık duymak.

İçli dışlı olmak : Çok samimi olmak.

İki eli kanda olmak : İşlerinin yoğunluğu ne kadar fazla olursa olsun.

İki aslan bir posta sığmaz.Aynı güce veya aynı yetkiye sahip iki kişi aynı yerde barınamaz.

İki baş bir kazanda kaynamaz.Değişik düşüncelere ve zevklere sahip ayrı insanlar bir yerde barınamaz.Mutlaka aralarında anlaşmazlıklar olur.

İğreti ata binen tez iner . İnsan küçük hesaplar peşinde koşmamalı veya fırsattan istifade ne yapabilirsem kardır ,diye düşünmemeli.Anlık kazançlar en ufak bir sarsıntıda elimizden gider bizi de başkalarına mahcup eder.

İki cambaz bir ipte oynamaz. İki uyanık iki hilekar bir iş üzerinde olamazlar.Çünkü ikisi de aynı yapıya sahiptir.Birbirlerini alt etmek için her yola başvuracaklarından kendilerine zarar verirler.

İki çıplak bir hamama yaraşır. Evlenen iki kişiden en az birinin idare edecek kadar malı mülkü olmalı ki başkalarına muhtaç olmadan yaşayabilsinler.Yoksa sıkıntı sefalet çeker açlığa mahkum olurlar.

İki desti çarpışınca elbet biri kırılır. İki rakip birbirleri ile karşılaşırsa mutlaka bir yenilir. Bu kaçınılmaz sondur.

İki dinle bir söyle. İnsan bir şey söyleyecekse mutlaka iyi düşünmeli iyi hesap yapmalı, sonra söylediği sözden dolayı pişman olabilir.

İki el bir baş içindir. Allah insana iki eli çalışıp kazanması ihtiyaçlarını karşılaması başkalarına muhtaç olmaması için vermiştir. İnsan onların kıymetini bilmeli.

İki gönül bir olunca samanlık seyran olur. İki kişi anlaşmış ve gerçekten birbirini sevmişse onların için zorluk diye bir şey olamaz. Dünyayı tozpembe görürler.

İki karpuz bir koltuğa sığmaz. İnsan iki işi birden yürütemez. Bir yerde kalır.

İliğine işlemek: Tamamen ıslanmak, Konuya en ince noktasına kadar vakıf olmak.

İllet olmak: Çok sinirlenmek, çok kızmak.

İlk göz ağrısı: İlk sevgili.

İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz. Almak, istediğin şeyi alınabilecek yerden almak gerekir alınamayacak yerden almaya uğraşmak boşa emektir. Sonuç çıkmaz.

İmamın dediğini yap yaptığını yapma. Toplumda önder olan kişiler daima bizlere doğru şeyleri yapmamızı öğütlerler biz onların söylediklerini yapmalıyız. Onlarda hata yapabilirler, hatalarını kendimize örnek almamalıyız.

İnanma dostuna, saman doldurur postuna. Kişi dostumdur deyip çevresindekilerin her söylediğine inanırsa sonra başı derde girer.

İncir babadan, zeytin dededen. İncir ağacı yaşlanarak babadan oğula zeytin ağacı da yaşlanarak deden toruna kalırsa daha değerli olur.

İneğin sarısı, toprağın karası. Çiftçiler için ineğin sarı olanı tarlanın kara olanı daha verimlidir.Her şey beleşten gelmiş hiç emek harcamadan kazanılmış

İnleyenin dinleyeni vardır. İnsan ümitsizliğe kapılmamalı hasta olur, derde düşer tüm bunları mutlaka duyan bilen biri vardır. Bu kendi çevresindekiler olmasa bile, yüce yaratan her şeyi görür bilir ve bir kolaylığını verir.

İnsan ayaktan, at tırnaktan kapar. İnsanların bir kısım hastalıklara yakalanması ayağını üşütmesinden kaynaklanır yine atlara da tırnağını zedelenmesinden hastalık bulaşır.

İnce eleyip sık dokumak: Bir işin yapılmasında çok titiz davranmak.

İnsan beşer kuldur şaşar. İnsanoğlu ne kadar dürüst doğru olursa olsun gün olur şaşırıp yanlış işlerde yapabilir. Bunu anlayışla karşılamak gerekir.

İnsan sarrafı olmak: İnsanları çok iyi tanımak.

İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu terde yaşar. İnsan karnını nerede doyuracak iş aş bulursa orada yaşar. Yoksa baba ocağıdır dede ocağıdır deyip boş yere bekleyemez.

İnsan göre göre, at süre süre öğrenir. İnsanın bir şeyi öğrenmesi için onu görmesi gerekir. Hayvanın bir şeyi öğrenmesi için sahibinin ona sürekli bir işi yaptırması gerekir ki öğrensin.

İnsan insanın rahmanı insan insanın şeytanı. İnsanı yanlıştan doğru yola da getiren insanı doğru yoldan da ayıran yine insandır. İnsana doğruyu da yanlışı da yaptıran yine insandır. Öyle insan vardır ki insanı kötülükten kurtarıp doğru yola döndürür. Öyle insan vardır ki insanı doğru yoldan yanlış yola döndürür.

İnsan umduğu yere küser. Kişi elinde olmayan bir şeyi herkesten değil ancak olmasını ümit ettiği kişiden ister eğer o kişide umduğunu vermezse ona en azından içinden küser.

İnsana dayanma ölür, ağaca dayanma kurur. Kişi bir iş yapmaya niyet ederken başkalarına güvenip işe başlamamalı nasıl ağaç kurursa aynı şey insanlar içinde vardır. Ölümlü dünya da güvendiğin insanlar ölür de, seni yarı yolda bıraka bilirde.

İnsanın başında ottan gayrisi biter. İnsan sağ oldukça başına her şey gelebilir. Bunu bilmeli ve buna göre kendini hazırlamalı.

İnsanın soyu bir huyu bindir. İnsanların hepsi aynı soydan gelmiştir. Ama huyları hepsinin farklıdır. Çeşit çeşittir.

İnsanın söylemezinden, suyun şarlamazından korkulur. İnsanın sessiz olanından kork çünkü o suskunluğunun ardında çok büyük bir tepki olabilir. Hiç ummadığın bir anda sana çok büyük tepkiler gösterebilir. Aynı şekilde suyun sessiz akanından korkacaksın sesli akan sulara karşı insanlar tehlikeli deyip önlemlerini alırlar fakat sessiz sakin akan sulara karşı bir tedbir alınmadığından getirecekleri büyük afetlerde insanlara çok büyük zararlar verecektir.

İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa. İnsanlar birbirlerini anlamak için dertlerini anlatmak için oturur konuşur anlaşırlar. Hayvanlarda birbirleri ile uyum sağlamak için koklaşırlar.

İnsanlık olsaydı taç ile hırka, bende alırdım otuza kırka. İnsan manevi bir varlıktır. Onun özellikleri para pulla alınmaz. Eğer parayla pulla alınsaydı herkes parayı verir eşya gibi insanlığı alırdı.

İnsanoğlu toraktan yaratılmış suyunu fazla verirsen çamur olur. Kişiye değerinden fazla önem vermemek gerekir, fazla güvenmemek gerekir kalkıp olduğundan fazla değer verirsen veya şımartırsan istenmeyen durumlarla karşılaşabilirsin, Kişiye gereğinden fazla değer vermenin sonunda kişiliğini kaybedebilir seni hayal kırıklığına uğratabilir.

İp koptuğu yerden bağlanır. Bir iş yıkıldığı yerden yapılır. İş nerede kalmışsa oradan devam etmek gerekir.

İpe un sermek: İşin olmasında zorluk çıkarmak. Engel çıkarmak.

İpi kırmak: İşi bırakıp gitmek, ortalıktan kaybolmak.

İnsan ile sohbet etmek dürri gevher incidir, nadan ile sohbet etmek tende canı incitir. Konuşmasını bile insanla kültürlü insanla veya öyle insanlar vardır ki onlarla sohbet etmek insana çok büyük bir zevk ve heyecan verir, ama öyleleri de vardır ki onlarla sohbet etmek insana deyil zevk vermek ancak insana işkence verir. Istırap verir.

İslam’ın şartı beş altıncısı insaf demişler.      İslam Dini' nin beş ana şartı vardır: Kelime-i Şahadet getirmek, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek. Bunlara altıncı olarak 'insafı' da eklemek yerinde olur. Çünkü İslam Dini, insaflı olmayı da gerektirir. İnsan davranışlarının en sonu insaflı olmaya dayanır

İstanbul'da yumurtaya bile kulp takarlar. İstanbul öyle bir yer ki her şeye bir hile bir fesat bir kanca bir fitne takarlar bu yumurta bile olsa aynıdır.

İstediğini söyleyen istemediğini işitir. İnsan aklına estiği gibi düşünmeden konuşursa karşısındakilerde ona göre kendine cevap verir. Artık söylenene katlanmak zorundadır.

İstemem diyenden korkmalı. İstemem diyen bir şey verince ne var ne yok hiçbir şey bırakmaz hepsini alır.

İş anlatılıncaya kadar baş elden gider. Kavga eden insanlara meram anlatıncaya kadar olan olur.

İş bitirmek: Yapılan işi iyi bir sonuca getirmek.

İş olacağına varır. Biz ne yaparsak yapalım sonunda her şey olacağına varır. Biz sonucu değiştiremeyiz.

İş den değil dişten artar. İnsan sadece çalışarak kazanabileceğini düşünmemeli kazancın en sağlam yolu tasarruf etmektir.

İşi azıtmak: Yapılan işte aşırılıklara varmak.

İşi tıkırında olmak: Yapılan işlerin düzenli ve istenildiği gibi gitmesi.

İşi olamayanın aşı olmaz. İnsan evinde bolluk bereket yemek istiyorsa mutlaka çalışmalı çalışmayan insan yiyecekte bulamaz.

İşine hor bakan, boynuna torba takar. İnsan yaptığı işi hor görür beğenmez çalışmadan gezerse sonunda aç kalıp ele güne muhtaç olur, dilenir.

İşini kış tut, yaz çıkarsa bahtına. Sen işini en zor şartlarda olabilecek şekilde hesapla eğer kolay çıkarsa şansına

İşleyen demir pas tutmaz. Tembel insanlar oturmaktan yan gelip yatmaktan hantallaşır. Bir şey yapamaz olur. Ama çalışan insanlar devamlı zindedir. Vücutları sağlamdır. Kolay kolay dış etkenlerden etkilenmezler.

İşte parmağı olan: İş ile alakası olan yapılan işle her ne şekilde olursa olsun bir alakası olan

İşten artmaz dişten artar. İşimiz ne denli iyi olursa olsun, ne denli çok kazanırsak kazanalım, geleceğimizi güvenceye alabilmek için savurgan olmamalı ve tasarrufta bulunmalıyız. Yani para biriktirmeliyiz. Bunun için de yiyip içmede, giyinip kuşanmada, gezip eğlenmede ölçülü olmamız gerekir. Kısaca, tutumlu olmazsak, kazandığımızı yiyip bitirirsek geleceğimizi de güvence altına alamayız.

İt ağzını kemik tutar. Ahlaksız ve haram yemeyi alışkanlık haline getirenleri ancak bir menfaat karşılığı susturabilirsiniz.

İt de semiz ama eti yenmez. İnsanın dış görünüşüne bakıp karar vermemeliyiz. Dıştan çok iyi görünen biri zamanla tanıyınca hiçte göründüğü gibi olmadığını anlarız.

İt iti ısırmaz. Kişi kendinden olana zarar vermez.

İt itin kuyruğuna basmaz. Kişi kendinden olana zarar vermez

İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış. Kendini bilmeyenler başkalarının desteği ile bir iş yaptıklarında bunu başkasının desteği ile değil de kendi gücü ile yaptığını sanır.

İt korktuğuna ürer. Kişiye zarar vereceğini bildiğimiz şey emanet edilmez. Edilirse kabahat emanet edenlerindir.

İt ulur birbirini bulur. Karaktersiz veya art niyetli veya şahsi menfaat peşinde koşanlar bir toplumda konuşunca aynı zihniyette olanlar birbirini bulunur bir araya gelir.

İt ürür kervan yürür. Bir iş yapılırken mutlaka çevrede insanlar birçok şey söyleyecektir. Onlar ne söylerse söylesinler iş olacağına varır.

İte dalanmaktansa, çalıyı dolanmak daha iyidir. Bir işi kısa yoldan yapmak için ahlaksız kendini bilmezlerle uğraşmaktansa uzun yoldan uğraşıp kendimizin işimizi halletmesi daha doğrudur.

İte pastırma bekletilmez. Kişiye zarar verebileceğini bildiğimiz şeyin emanet edilmesi yanlıştır.

İte kalka: Zorla zorlaya zorlaya işin yapılması.

İti an çomağı hazırla. İnsan sevmediği biriyle karşılaşacaksa onu nasıl karşılaması gerektiğini de bilmelidir. Ona göre hazırlık yapmalıdır.

İti öldürene sürütürler. Berbat işleri yine yapana temizletirler.

İven sinek süte düşer. İşi zamanından önce yapmaya kalkanlar başlarına olmadık dertler açarlar.

İyi dost kara günde belli olur. İnsanın gerçek dostu zor zamanlarında belli olur iyi günde herkes herkesin dostudur. Önemli olan zor günde dostları hatırlamak onların yardımına koşmaktır.

İyi gün dostu: İyi günde yanında olmak.

İyi olacak hastanın doktor ayağına gelir. Eğer hasta iyileşecekse durum ne olursa olsun mutlaka bir kolayı olur. İnsan bir işi yapmaya niyet edip başladıktan sonra şansı varsa mutlaka bir kolaylık olup iş başarılır

İyiliğe iyilik her kişinin Kötülüğe iyilik er kişinin karıdır. İyilik yapanlarla dost olmak onlara iyi davranmak herkesin yapabileceği iştir. Önemli olan kötü kişilere karşı iyi olabilmektir. Bunu başarabilmek herkesin değil gerçekten yiğit dürüst ahlaklı kişilerin işidir.

İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı. Her zaman iyiliğe iyilik olmaz bunu en güzel örneği koca öküzdür. Ömrü boyunca sahibine hizmet etmesine rağmen yaşlanınca sahibi tarafından kesilir.

İyiliğe nereye gidiyorsun demişler, kötülüğe demiş. İnsanlar yaptıkları birçok iyiliğin karşısında kötülük görürler.

İyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir. Sen iyilik yap sonra ne olacak diye düşünme mutlaka gün gelir birileri yapılan iyiliği bilir karşılığını verir. Yapılan iyiliği kimse bilmese bile Allah bilir karşılığını verir.

İyilik et kele, övünsün ele. Sen birisine yaptığın iyilikle onu yanlışlıktan alıkoyarsın ama o yapılanı bilmez kalkar başkalarına yaptığı güzel şeylerle övünür.

İyilik iki baştan olur. İyilik karşılıklı olur hiç bir şey tek taraflı olmaz. Kişi iyilik bekliyorsa kendisi de karşısındakilere iyilikle davranmalıdır.

İzi silinmek: Yapılanların etkisinin kaybolması.

İzini sürmek: Takip etmek.

İzinde gitmek: Yaptığı işleri aynen yapmak. Direktifleri doğrultusunda gitmek.


.....

..

....

lütfen paylaşalım