foto1
İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi
foto1
Açıklamalı ata sözleri ve deyimler
foto1
Biyografiler Ünlü kişiler şahıslar
foto1
İl İl Anadolu efsaneleri söylenceleri
foto1
Okullarda kutlanılan belirli günler ve haftalar
Açıklamalı atasözleri, deyimler, dokuman, bilmece, kantin okul aile birliği servis denetim formları, öğretmen şiir, anı, atama, mevzuat, genelge yönerge duyuru kanun belge Amerika’nın keşfi öğretmene gerekli not link dokuman biyografi Anadolu efsaneleri stresi yenmek verimli ders sınavlar soru yazılı zümre eba plan rehberlik burs aday öğretmen sivil savunma yangın önleme müdür öğretmen denetimi oyun yuz eser güzel sözler Türk devletleri soykırım deprem trafik orucu bozan şeyler üç aylar 54- 32 farz bilmece arşiv gorev dağılımı okulda çocuk oyunları yazılım donanım usb win7 kurulumu.Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

...

.

web

site ekle site ekle

Gafil avlanmak: Aniden habersiz yakalanmak, hiç bir hazırlık yapmadan bir işe yakalanmak. Farkına varmadan bir konu hakkında başkasının oyununa gelmek.

Gaflet olmasa insan evliya olur. İnsan gaflet uykusunda ise ne yaparsan yap uyandıramazsın. Eğer gaflet olmasaydı zaten herkes evliya olurdu herkes istediğini yapardı.

Galebe çalmak: Galip gelmek, yenmek, mağlup etmek

Gam çekmek: Üzülmek

Gamı def, parayı sarf etmeli. İnsan üzüntüyle yaşayamaz. Sağlıklı olabilmesi için üzüntüsünü dertlerini başından atmalıdır. Aynı şekilde paranın da hesabını fazla yapmamalı derin hesaplara girmemeli gerektiği yerlere harcamasını bilmelidir.

Garibe bir selam, bin altın yerine geçer. Toplumda en muhtaç insanlar zavallı kimsesiz insanlardır. Onların gönlünü de almak gerekir. Gerek maddi gerekse manevi onlara yardımcı olmak gerekir. Hiç bir şey yapamıyorsak hal hatırını sorup gönüllerini almak onlara yapılabilecek en güzel iyiliktir.

Garibin dostu olmaz. Garip kimsesizdir. Parası pulu malı mülkü yoktur. Onun için kimsede ona yanaşmaz. Kimseye bir şey veremeyeceğinin yanında herkes onun kendinden bir şey isteyeceğini sanarak ondan uzak durur.

Gark olmak: İstenenden çok fazlasına sahip olmak

Garip kuşun yuvasını Allah yapar. İnsan ümitsiz olmamalı, ümidini kaybetmemeli. Kimsesiz zavallı olanların kimse elinden tutmasa bile Allah onlara yardım eder onları dardan çıkarır.

Gâvura kızıp oruç bozulmaz. İnsan bir işi yapmaya niyetlendiğinde kendisi için faydalı görüyorsa yapmalı zararlı görüyorsa vazgeçmeli yoksa başkalarına kızıp ta kendisi için hayati önem taşıyan bir işten vazgeçmek doğru olmaz.

Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar. İnsan iyi bir eğitim almamışsa her şeyi şahsi çıkarı için düşünüyorsa nereden beslenirse kimden yardım alırsa onun menfaati için çalışır. Doğru veya yanlış düşünmez.

Gâvurun tembeli keşiş, Müslüman’ın tembeli derviş olur. Gerek Hıristiyanlarda gerekse Müslümanlarda tembel insanlar din adamı olup çalışmadan başkalarının verdiği ile geçinme yolunu tutarlar. Hristiyan’sa keşiş Müslümansa derviş bu insanların kısa adıdır.

Gayya kuyusu: Çok derin kuyu

Gazaba gelmek: Çok fena sinirlenmek, hiddetlenmek

Gebermesi yaklaşan köpek cami duvarına işer. İnsan ahlaksızsa, azıtınca başkalarının inançlarına saygısı yoksa gider insanlarca kutsal olan manevi değerlere saldırır. Sonunda da yaptığı yanlış işin bedelini bir şekilde öder.

Geçme namert köprüsünden koparsın sel seni. İnsan kimseye muhtaç olmamalı hele de namert insana hiç muhtaç olmamalı bu hayatına mal olacaksa bile.

Geçer akçe: Herkesçe kabul edilen değer.

Geçim derdi: Geçinebilmek için çekilen sıkıntı.

Geçim kapısı: İş yeri

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer. Geçmişte yapılan güzel şeyler gün olur artık yapılamaz hale gelir. Onlara ulaşmazsak bile hayali dahi birçok şeye bedeldir.

Gedik açmak: Kapatılması çok zor bir yara açmak.

Gedikleri tıkamak: Kapatılması güç engelleri aşmak. Zor işlerin başarılmasında epey mesafe almak.

Gel demek kolay git demek güçtür. Bir işçiyi işe almak birini yanına çağırmak misafir etmek koyla ve güzel şeylerdir ama kişiyi işten çıkarmak misafire git demek zordur. Onun için davet etmeden önce iyi düşünmeli ve ona göre hareket etmeli.

Gel denilen yere gitmeye ar eyleme, gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme. Eğer bir yere davet edilmişsen oraya gitmen gerekir, davete icabet gerekir. Eğer bir yere davet edilmemişsen oraya gidip te kendini zora sokma.

Gelen ağam giden paşam: Menfaati icabı herkesle iyi geçinmek.

Gelen geçer, konan göçer. Dünyada hiçbir şey olduğu yerde kalmaz. Herkes bir şeyin peşinde koşturur. Kimi gelir kimi gider. Kimse olduğu yerde baki değildir. Eninde sonunda oda gider.

Gelen gideni aratır. Öyle işlerde öyle yöneticiler olur ki çalışanlar gidenin yerine daha iyisi gelecek diye beklerken daha kötü birisi gelince eskisini arar hale gelirler.

Gelene git denilmez. Türk gelenek göreneklerinde ahlak ve ananelerinde gelen misafire git demek olmaz.

Gelin altın kürsü getirmiş, çıkıp üstüne oturmuş. Bir topluma gelen getirdiği eşyayı kendisi kullanacaksa o eşyanın maddi yönü kimseyi ilgilendirmez.

Gelin çiçek her dediği gerçek, Kaynana yılan her dediği yalan. Anadolu insanının bir anlayışı. Gelinler kaynanayı sevmez onlar ne derse doğrudur. Temizdir iyidir. Kaynana ise gelinin düşmanıdır. Gelinini istemediği için onun hakkında hep yalan konuşur. Onun için kaynana yılandır.

Gelini ata bindirmişler "ya kısmet" demiş. İnsan neye niyet ederse etsin neyi yapmaya kalkarsa kalksın nasipse o olur. Nasip değilse elden bir şey gelmez.

Gem almayan atın ölümü yakındır. Söz dinlemeyen kendini frenlemeyen hırçın kişilerin yaptıklarının karşılığını görmeleri yakındır

Gemisini kurtaran sandalını aramaz. İnsan bir afetten canını malını önemli varlığını kurtarmışsa küçük şeylerin hesabını yapmamalı küçük şeyleri aramamalı.

Gençlikte ölüm ihtiyarlıkta yoksulluk güçtür. İnsan gençken yaşamak hevesi ile doludur. Ölümü ise kabullenmek çok zor gelir. Aynı şekilde insan gençliğinde yoksulluğa karşı dayanabilir çalışır didinir zorlukları aşar kazanır, ama yaşlanınca kendinde dayanacak çalışacak güç kalmamıştır, dayanmak güç olur.

Gençlikte para kazan ihtiyarlıkta kur kazan. Gençliğinde çalışıp tasarrufunu yapanlar ihtiyarlıkta istedikleri gibi harcama yaparlar.

Gençlikte taş taşı ihtiyarlıkta ye aşı. İnsana gençliğinde çalışmalı geleceğini düşünerek gayret etmeli biriktirmeli ki yaşlanınca başkalarına muhtaç olmadan rahat yaşasın.

Gereği gerekmezken al. Bir şey ev için gerekli ise onu ihtiyaç duymadan alki ihtiyaç duyduğunda başkalarına muhtaç olmadan işini görebilesin.

Gezen ayağa taş değer. Gereksiz yere boş boş avare sağda solda dolaşan kişi sonunda başına iş alır.

Gezen kurt aç kalmaz. İnsan tembel tembel yatıp rızkını beklememeli, kalkıp dolaşıp rızkını aramalı ancak böylelikle aç kalmaktan kurtulur.

Gırtlağına basmak: Bir şeyi yapmaya zorlamak.

Gırtlağına kadar borçlu olmak: Çok borçlu olmak

Gırtlağına sarılmak: Boğmaya çalışmak

Gırtlak gırtlağa gelmek: Kıyasıya dövüşmek

Gidemediğin yer senin değildir. İnsanın evi parkı vardır fakat uzaktadır. Ya maddi ya da manevi imkânları kalmamıştır gidemez değerlendiremez o varlığın kendisine hiçbir faydası yoktur. Faydası olmayan malın mülkün hiçbir değeri olmaz. Var veya yok fark etmez.

Giden gelse dedem gelirdi. İnsan ömrü bir su gibidir. Akar gider. Her gelen gün geçen günü aratır ama geçen geçti gitti artık bir daha geri gelmeyecek. Eğer giden geri gelseydi çok sevdiğimiz her türlü ihtiyacımızı karşılayan eksiklerimizi gideren ölmüş olan babamız geri gelirdi. O da olmadığına göre artık gidenin geri gelmeyeceğini bilmeli ve ona göre yaşantımızı ayarlamalıyız.

Gittiğin yer kör ise bir gözünü yum. Bulunduğun toplulukta insanlar bazı şeyleri görmüyorsa sende bazı hataları görmemeye çalış. Bulunduğun topluma ayak uydur.

Gizli kapaklı: Uygun olmadığı için herkesten saklanarak yapılan

Goyun yoncadan gaşmaz, köpek kemikten gaşmaz. Yöresel atasözleri nasıl koyun yoncadan kaçmazsa köpekte kemikten kaçmaz. İnsan ihtiyaç duyduğu şeyi elde etmek için uğraşır. Onu bulduğu vakit elde etmek için çalışır.

Göbeği çatlamak: Anlatmak için çok zorlanmak defalarca anlatmak

Göğe direk, denize kapak olmaz. Nasıl ki göğe direk dikilmez denize kapak olmazsa insan olması mümkün olmayan işler için uğraşmamalı kendini yormamalı. Sadece çektiği zahmetle kalır.

Göğsü kabarmak: Gurur duymak. Yapılan işten gurur duymak

Göğüs germek: Direnmek mücadele etmek

Göklere çıkarmak: Çok fazla methetmek

Gökte ararken yerde bulmak: Çok zor bulabileceğini düşündüğün şeye çok kolay ulaşmak

Gökten zembille inmek: Hiç uğraşmadan zahmetsizce elde etmek

Gölge temek: Engel olmak

Gön yufka yerinden delinir. Bir iş en zayıf olduğu yerden yıkılır.

Gönlü kalmak: Bir şeyde gözü kalmak.

Gönül bağlamak: İçten sevmek

Gönül darlığı: İç sıkıntısı çekmek

Gönül eğlendirmek: Vaktini hoş geçirmek.

Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz. İnsanların gönlüne ulaşmak zordur onu kırmayın onları incitmeyin. Bir kere incitirseniz daha sonra kolay kolay düzeltemezsiniz.

Gönül kimi severse güzel odur. İnsan ne kadar güzel olursa olsun gönül sevmedikten sonra kıymeti yoktur. Güzelliği kendinedir. Başkalarına göre güzel olabilmesi için gönül sevmesi gerekir.

Gönülsüz davara giden köpekten hayır gelmez. İnsanın istemeden zorla yaptığı işten kimseye bir hayır gelmez. Boşa emek harcanmış olur.

Gönülsüz iti kurda salsan uluya  uluya kurt getirir. İnsan bir işi istemeden veya rızası olmadan bir işe gönderilirse değil o işi yapmak daha beter işi bozar. İçinden çıkılmaz hale getirir.

Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır ya baş. İsteksiz yapılan bir sonunda insana mutlaka bir terslik bir sorun çıkarır.

Gönüşsüz namaz göğe ağmaz. Kişi ibadetini istemeye istemeye yapmışsa Tanrı katına ulaşmaz. Yapana bir fayda sağlamaz.

Gördün deli, savul geri. Karşındaki insan akıllı değilse ne yaptığını bilmiyorsa ondan uzak durmakta fayda vardır.

Görmemiş görmüş, bayılmış ölmüş. Görmemiş cahil kişi ummadığı bir işe kavuşunca heyecandan ne yapacağını şaşırır.

Görmezden gelmek: Bir olayı görmemezlikten gelmek. Haberi yokmuş gibi davranmak

Görünen köy kılavuz istemez. İnsanın bildiği işte bir kılavuza ihtiyacı yoktur. Kendi işini kendi görür.

Göz atmak: İstenen konu hakkında bilgi edinmek için Bakmak incelemek araştırmak

Göz boyamak: Aldatmak

Gözdağı vermek: korkutmak, tehdit etmek.

Gözden düşmek: Değersiz olmak, değer yitirmek

Gözüne girmek: İyi intiba bırakmak. Kendini sevdirmek. Güvenini kazanmak.

Gözü sulu: Hemen ağlayan, en küçük bir olay karşısında bile gözlerinden yaş gelen.

Göz görmeyince gönül katlanır. İnsan bir şeyi ne kadar severse sevsin onu uzun bir süre görmeyince artık unutmaya başlar. Gönlünden atar.

Göz iki, ağız tek; çok görüp, çok dinleyip az söylemek gerek. İnsanın iki gözü ama tek ağzı vardır. İnsan çok şeyi görmeli akıl almalı ders almalı ama kesinlikle az konuşmalı.

Göze yasak olmaz. Eğer bir şey ortada ise ona herkes bakar. Kimseye sen niçin bakıyorsun veya bakma diyemezsin

Gözden kaybolmak: Aniden görünmez hale gelmek.

Göze batmak: Yaptığı davranışlarla çevresindekilerin veya bulunduğu toplumdakilerin dikkatini çekmek.

Gözler kendilerine kulaklar başkalarına inanır. Göz görür ancak gördüğü şeye inanır. Kulaklar ise işitir onlarda işittiğine inanır.

Gözü keskin: Gözleri çok iyi gören, baktığı yeri iyi görebilen

Gözü aç olanın karnı tok olmaz. İnsanı ne kadar yedirirseniz yedirin gözü doymamışsa karnı da doymaz. Önce gözünün doyması gerekir ki karnının doyduğuna da kanaat getrisin.

Gözü darıda olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz. İnsan sürekli yasak şeylerin peşinden giderse kendisini bekleyen tuzaklardan tehlikelerden kurtulamaz.

Gözünle gördüğünü ört, görmediğini söyleme. İnsan başkalarının ayıplarını kusurlarını görse dahi görmezlikten gelmeli ayrıca görmediği bir şeyi de görmüş gibi başkalarına anlatmamalı. Sonra mahcup olabilir.

Gözünü kan bürümek: Karşısındakini öldürecek şekilde sinirlenmek. Kin ve nefretle dolmak.

Gözünden kaçmamak. Ne kadar gizli olursa olsun yapılan hareketi fark etmek. Yapılanın  farkına varmak

Gurbette taşa yaslanmayan evdeki halının kıymetini bilmez. İnsan gurbetlerde zor hayat şartlarında yaşamadıkça evdeki huzurun mutluluğun rahatın kıymetini bilemez.

Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz. Her insan kendisinden beklenilen beceride olması gerekir. Nasıl ki gül dalından odun olmazsa hizmetliden de evin beytine eş olmaz veya kültürü bir insana sıradan bir eş olmaz.

Gül dikensiz olmaz. Bir iş ne kadar cazip olursa olsun ne kadar kolay olursa olsun mutlaka bir zorluğu vardır.

Gülme komşuna gelir başına. İnsan başkalarının hatalarından dolayı onunla alay etmemeli sevinmemeli, gün olur aynı şeyler kendi başına da gelebilir. Bunu hiçbir zaman aklından çıkarmamalı.

Gülü seven dikenine katlanır. Eğer bir insan bir şeyi gerçekten sevmişse ondan gelecek zorluklarında olabileceğini bilmeli ve bu zorluklara katlanmalı.

Gülün kıymetini bülbül bilir. Bir şeyin kıymetini bilmek için onu tanımalı anlamalı kullanmalıyız. Bunlar olmadan değerlendirme yapamayız.

Gün doğmadan neler doğar. İnsan hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamalı. Hiç ummadığı bir anda karşısına çok değişik alternatifler çıkabileceğini bilmelidir.

İnsan her şeyi oldu tamam gözüyle görmemeli tam oldu denilen bir iş birden ters döner ve karşımıza ummadığımız aksilikler çıkabilir.

Gün gider gediğinden, el utansın dediğinden. Her şey kendi düzeninde yürür. Günler geceleri geceler günleri kovalar bu düzen böyle devam eder. İnsan bilip bilmediği yere konuşur. Doğru yanlış bilmez. O zaman düşünmeden konuşan konuştuğuna utansın. Biz işimize devam edelim

Güne göre kürk giyinmek gerek. İnsan kıyafetini giyimini gününe göre mevsimine göre havasına göre giymeli yoksa başkalarına alay konusu olur. Sağlığı bozulur. Gülünç durumlara düşer.

Güneş balçıkla sıvanmaz. Doğruluk dürüstlük hiçbir zaman iftira ile hakaretle karalanamaz. Karalansa bile er geç doğru ortaya çıkar.

Güneş giren eve doktor girmez. Yaşanan yerin sağlıklı olabilmesi için güneş ışığı alması gerekir.

Güneşte söylediği sözü, gölgede bozandan hayır gelmez. Söylediği sözde durmayan çok kolay karar değiştiren insanlardan başkalarına fayda gelmez.

Gürültü istemeyen bakırcı dükkânına girmez. İnsan hoşlanmadığı şeylerden uzak durmalıdır.

Güven vermek. Karşısındakinin kendisine inanmasını sağlamak.

Güvenme varlığa düşersin darlığa. İnsan mala mülke güvenmemeli başına öyle işler gelir ki malı mülkü onu kurtarmaya yetmez.

Güzele ne yakışmaz. İnsan güzel olunca giydiği her şey ona yakışır. Üzerinde güzel görünür.

Güzele uykudan kalkınca, çirkine hamamdan gelince bakmalı Güzel her yerde güzeldir. Uykudan kalkınca tüm güzelliğini ortaya koyar mahmur gözleri bütün masumluğunu ortaya koyar bakmaya doyulmaz. Çirkin ise ancak hamamdan çıkınca en azından yıkanmış temizlenmiş kirlerinden arınmıştır. Bir düzene girmiştir.

Güzeli seven cefasına katlanır. İnsan bir güzeli sevmişse ondan gelecek zorluklara da katlanmasını bilmeli.

Güzelin talihi çirkin olur. İnsanın önemli olan talihinin güzel olmasıdır. Ama ne yazık ki güzel insanların talihi de güzel olmuyor, çirkin olur.

Güzelliğe bakma huya bak. İnsan karşısındakinin güzelliğine boyuna posuna değil ahlakına huyuna bakmalı da öyle karar vermeli. Sonra yanılabilir.

Güzellik ekmeğe sürünüp yenmez. İnsanın güzel olması hiçbir şeyi halletmez karın doyurmaz insanı meslek sahibi yapmaz.

Güzün gelişi yazdan bellidir. Yaz mevsiminde havaların durumu kışın nasıl geçeceği hakkında insanlara bilgi verir.


.....

..

....

lütfen paylaşalım