foto1
İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi
foto1
Açıklamalı ata sözleri ve deyimler
foto1
Biyografiler Ünlü kişiler şahıslar
foto1
İl İl Anadolu efsaneleri söylenceleri
foto1
Okullarda kutlanılan belirli günler ve haftalar
Açıklamalı atasözleri, deyimler, dokuman, bilmece, kantin okul aile birliği servis denetim formları, öğretmen şiir, anı, atama, mevzuat, genelge yönerge duyuru kanun belge Amerika’nın keşfi öğretmene gerekli not link dokuman biyografi Anadolu efsaneleri stresi yenmek verimli ders sınavlar soru yazılı zümre eba plan rehberlik burs aday öğretmen sivil savunma yangın önleme müdür öğretmen denetimi oyun yuz eser güzel sözler Türk devletleri soykırım deprem trafik orucu bozan şeyler üç aylar 54- 32 farz bilmece arşiv gorev dağılımı okulda çocuk oyunları yazılım donanım usb win7 kurulumu.Read More...

Okul Yolu

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

...

.

web

site ekle site ekle

Cahilin dostluğundan âlimin düşmanlığı daha iyidir. Cahil dost neyi nasıl nerede yapacağını bilemez. İyilik yapayım derken insana zarar verebilir. Âlim düşman ise nerede ne yapacağını bilir onun için insan ona karşı tedbirli olur. Onunla konuşur anlaşır sorununu çözer.

Cahillen sohbet edeceğine, ısırganlan taharet et. Isırgan insanı yakar. Âmâ daha fena insanı yakan şey cahillerle yapılan sohbette söyledikleri sözleridir. Yaptığı saçma sapan konuşmalar insanı her derde sokar.

Cami kapısı bilmez, sofuluk taslar. Dinden dinin emirlerinden haberi olmaz dinin hiçbir emrini yerine getirmez ama insanlara dinle ilgili açıklamalarda bulunur.

Çakallar kuzunun bol olduğu yerleri değil sahip sahipsiz kaldığı yerleri arar. Fırsatçılar başkasının sırtından geçinmeyi alışkanlık haline getirenler aradıklarının bol olduğu yerlerde  değil kendisinin istediği şekilde kolay tehlike olmadan kimsenin sahip çıkmadığı yerlerde arar çünkü elde edilmesi daha kolay ve riski düşüktür. Kişi bir iş yapmak istiyorsa onu kendi başına değil çevresindekilerle yapmalı örgütlü olmalı yem olmamalı.

Cami yıkılmış ama mihrap yerinde: Yaşlanmış ama güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş

Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur. Çevresinde kim ne kadar olursa olsun sorumlu olan kişi, sorunlar karşısında kendi bildiğini yapar

Can boğazdan gelir. İnsan sağlıklı yaşamak istiyorsa beslenmesine dikkat etmeli.

Can canın yoldaşıdır. İnsan tek başına yaşayamaz. Yaşamak, dertleşmek, yardımlaşmak için dosta arkadaşa insanlara ihtiyacı vardır.

Can cefadan da uslanır sefadan da. İnsan bu her şeyin bir kararı olmalı nasıl ki zorluğa dayanamıyorsa aynı şekilde fazla keyifli yaşamaya da alışamaz zamanla sıkılır.

Can çekişmekÖlmek üzere olmak

Can cümleden azizdir. İnsan yardımseverdir. İyi niyetlidir. Başkalarına yardım eder ama kendi söz konusu olunca başkalarından önce kendine bakar. Kendini düşünür.

Can çıkmayınca huy çıkmaz. İnsanın en belirgin özelliği huyudur. Kolay kolay değişmez. Ancak canı çıkınca huyda çıkar.

Can pazarı: Bulunduğu zor durumdan canını kurtarma gayreti içinde olma hali

Can yoldaşı: Gerçek dost candan seven dost

Cana gelecek mala gelsin. İnsanın kendisine bir zarar gelmektense malına gelsin, giden mal geri gelir ama can bir daha geri gelmez.

Cana yakın: Sevecen samimi sevimli dost

Can baz ipte, balık dipte gerek. Herkes bilgi ve becerisi ile layık olduğu yerde olmalı ki becerisini ortaya koysun bakanlar görsün ve değerlendirsin.

Canı acıyan eşek atı geçer. İnsanın canı acıyınca zorlanınca en zor işleri bile yapar.

Canı burnuna gelmek: Yaptığı işten dolayı bunalma sıkıntıya girme hali.

Canı tatlı olanın korkusu çok olur. İnsan her şeyi ciddiye alıp hareket etmemeli rahat olmalı. Eğer her şeyi ciddiye alırsa en küçük bir olaydan dahi etkilenir. Etkilenmemek için olayları fazla ciddiye almamalı rahat olmalı.

Canı kaymak isteyen yanında manda taşır. Eğer insanın canı bir şey istemişse onun mutlaka bir çaresini bulur.

Canı sıkılmak: Bunalmak. Yaptığı işten dolayı huzursuz olmak. Neşesiz olma hali.

Canı yanan eşek attan Yörük olur. İnsanın ağır çalışması nedeniyle yaptığı işin gecikmesinden dolayı canı yanınca var gücüyle çalışır.

Canına okumak: Karşısındakine çok büyük zarar vermek, onu mahvetmek.

Cebi delik: Cebinde hiç para taşımamak. Para harcamamak

Cebinde akrep olmak: Çok cimri olmak, para harcamamak için elini cebine getirmemek

Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez. İnsan bir şeyin eksikliğini zorluğunu fakirliğini görmedikçe, rahatlığın varlığın kıymetini bilmez.

Cehenneme gidiyorum diyen gelmiş de "şimdi gelirim" diyen gelmemiş. Kişinin sözüne deyil eylemine bakmalı. Dönmez diye düşünüp giden insanların bir süre sonra tekrar geri geldiğini görürüz. Oysa şimdi gelirim deyip giden insanların kolay kolay geri dönüp gelmediğine tanık oluruz.

Cemal gider Kemali kalır. İnsan zamanla yaşlanır ihtiyarlar ama bu yaşlılıkla beraber insana olgunluk gelir.

Cemaat ne derse desin imam bildiğini okur. Sorumlu olan kişiler çevresindekiler ne derse desin o olaylar karşısında kendi bildiğini yapar.

Cemre yağışlı ise yıl yağışlı, hasat bereketli. Cemre yağışlı ise yıl bol yağmur ve çok bereket olacak demektir.

Cenabetten keramet umulmaz. Kendini bilmeyen ahlaksız saygısız insandan kimseye bir fayda olmaz. Bu kişilerden kimse bir şey beklememeli.

Cicim ayıEvliliği ilk ayı samimiyet ve sevginin en üst düzeyde olduğu ay.

Ciğer yanmayınca göz yaşarmaz. İnsan gerçekten ve içten duygulanmadıkça, ağlamadıkça gözünden yaş gelmez.

Ciğerini okumak: Karşısındakinin ne yapacağını çok iyi bilmek anlamak.

Cimri bedava mezar bulsa akşamdan ölür. Cimri insanların para harcamamak için yapamayacağı şey yoktur. Yeter ki menfaatine olsun.

Cin Çarpmak: Aniden fenalaşmak. 

Cinleri başına çıkmak: Çok sinirlenmek

Cirit atmak: Ortalığın boşluğundan faydalanarak istediği gibi hareket etmek.

Cimri canından geçer malından geçmez. Cimri insanlar için en önemli şey malıdır. Malına zarar gelmemesi için ne gerekirse yapar gerekirse canını bilir verir.

Cins horoz yumurtada öter. Kişi eğer becerikliyse emsallerinde farklı ise o küçükken bile farklılığını gösterir.

Cömertle nekesin harcı birdir. Savurganlıkta cimrilikte iyi değildir. Her şeyin aşırısından uzak durmak gerekir.

Cümbür cemaat: Toplu olarak, ailece, hepsi beraber.

Çabuk parlayan çabuk söner. Kişi hak etmeden emek vermeden çalışmadan yorulmadan çabuk yükselir veya çabuk meşhur olursa aynı şekilde çabuk kaybolur gider.

Çakallar kuzunun bol olduğu yeri değil sahipsiz kaldığı yerleri severler.  Fırsatçılar imkânları bol olduğu yerleri değil fırsatını en kolay elde edebilecekleri ortamları seçerler. Topluluktan uzak duranlar düşmanlarına kolay yem olurlar.

Çakalın eniği aslan olmaz. Her şey asalet soy meselesidir. Nasıl ki çakal yavrusundan aslan olmazsa vasat sıradan birsinden doğanda çok büyük biri olamaz. Her şey aslı gibidir.

Çakır keyif: Sarhoş, iyice sarhoş olmuş, kıvamına gelmiş, artık  her şeyi keyifle izleyecek hale gelmiş

Çalakalem yazmak: Karşısındakini zorda bırakmak için onun hakkın da aklına geleni yazmak.

Çalı Çırpı: Kuru ve ince dal parçaları

Çalı çırpıyla ev yapılmaz. İnsan küçük birikintilerle büyük işler yapamaz. Büyük işler için büyük birikimler gerekir.

Çalışanı mal basar tembeli uyku basar. Tembel insan ancak uyur bunu karşılığımda fakirliktir ama çalışan insan daima kazanır hem mal mülk kazanır hem de işinde yükselir.

Çalışanın işi biter tembelin günü gider. Tembel tembelliğiyle hiçbir şey yapmadan günü bitirir. Çalışan insan ise işlerini bitirir kimseye muhtaç olmaz. Çalışan işini bitirirken tembeller boş boş zamanı harcayarak günü bitirir.

Çalışkan mal basar, tembeli uyku basar: İnsan yaptığının karşılığını görür. Çalışırsa mal mülk sahibi olur zengin olur, tembellik yaparsa ancak uyku sahibi olur uyur.

Çalı tepesinden sürüklenmez. Hiç bir işe sonundan veya tersinden başlanılmaz. Her işin bir usulü bir adabı vardır. Önce nasıl yapılacağı bakılır ardından gereken yapılır.

Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez. Çalıda nasıl ki gül bitmezse bu hemen hemen imkânsızsa, cahil insana da söz anlatmak o kadar zordur.

Çalma elin kapısını çalarlar kapını. İnsan kimseye kötülük yapmamalı, sonra bir gün yapılan kötülüklerin kendisini de bulabileceğini bilmeli. Başkalarına kötülük yapan bir gün kendi de başkalarından kötülük görür.

Çam ağacından ağıl olmaz el çocuğundan oğul olmaz. Nasıl çam ağacı ağıl olmak için yeterli değilse elin çocuğu da insana evlat olmak için yeterli değildir. Bir insan ne kadar iyi olursa olsun ne kadar iyi niyetli samimi olursa olsun yine de insanın öz evladı gibi olmaz tıpkı çam ağacı gibi. Sonunda mutlaka bir yerinden arıza verir.

Çam sakızı çoban armağanı. Varlıksız kişinin hediyesi kendi gücüne göre değersiz bir şey olur ancak.

Çamur atamak: İftira etmek

Çamura yatmak: Söyleneni yapmamak için mazeret uydurmak. İnat etmek.

Çanağa ne doğrarsan, kaşığına o çıkar. İnsan ne yaparsa ne kadar çalışırsa ne kadar gayret ederse o kadar karşılık alır. Emeğinin karşılığını alır.

Çanak yalayıcı: Menfaat için her şeyi göze alan.

Çanak tutmak: Olacak işin hazırlanmasına yardımcı olmak. Zemin hazırlamak.

Çantada keklik: Elde edilmesi kesin gözüyle görülen

Çarığa bakma yürüğe bak. Kişiyi ayağındaki ayakkabıya bakarak değerlendirme yanlış yaparsın

Çarık çarıkla sarık sarıkla. Herkes kendi ayarındakilerle arkadaş olur. İş tutar.

Çarşambanın gelişi perşembeden bellidir. İşin nasıl olacağı nereye varacağı şu halinden yada görünen halinden görünüşünden bellidir.

Çarşamba pazarı gibi: Karmakarışık, dağınık

Çarşı iti ev beklemez. Kişi sorumsuz başıboş gezmeyi alışkanlık haline getirmişse sen onu zorla disipline edemezsin o alıştığı gibi yaşar.

Çatal kazık yere batmaz. Birkaç kişinin yönetmeye kalktığı iş yürümez.

Çeken bilir Borlu belinin gışını. Bir işin yapılmasında çekilen zorlukları ancak o işi yapanlar yaşayanlar bilir.

Çekirge bir sıçrar iki sıçrar düşer bacağını kırar. İnsan bir kere hata yapar başkalarını kandırır. İkinci hatayı yapar yine insanları belki kandırır ama her zaman insanlar kandıramaz bir gün gelir gerçek ortaya çıkar.

Çekip çevirmek: İşin yolunda gitmesini sağlamak

Çekişmeden perkişilmez. Fikirler orta yerde serbestçe tartışılmadan sağlam düşüncelere ulaşılamaz.

Çelik gibi sert hamur gibi yumuşak olma. Kişi bir topluluğun içine girecekse orada kendini kabul ettirmeyi bilmeli ne çelik gibi sert, her şeye karşı koymalı, katı tutumlu olmalı, nede her söyleneni kabul edip hamur gibi yumuşak olmalı.

Çene yormak: Gereksiz yere konuşmak.

Çenesi düşük: Çok geveze, Çok konuşan

Çerkez’in misafir kapısı, kapıların en genişidir. Çerkez misafir ağırlamayı sever. Misafire karşı en eli açık olanıdır. Misafiri en çok ağırlamayı sevenidir.

Çerçi kızı boncuğa âşıktır. Kişinin değerleri yetiştiği ortama ve ihtiyaçların bağlıdır.

Çıkmadık candan umut kesilmez. İnsanoğlu yaptığı işte barsın başarmasın sonuna kadar ümidini yitirmez.

Çiçeği burnunda: Yeni taze, hemen yeni

Çiftçi yağmur ister, yolcu gurak. İnsanın isteği başkalarının değil kendi ihtiyacına göredir.

Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hak. Çiftçi bol ürün almak için yağmur yağmasını bekler yolcuda yoluna rahat gidebilmek için havanın yağmursuz kurak olmasını ister birinin isteği ötekine uymaz. Ama Allah herkesin gönlüne göre verir.

Çingene ciğer pişirir yemeden karnın şişirir. Cimri insan cimriliği yüzünden pişirdiği yemeği bile yemez. Bitecek diye doymadan karnını şişirip doydum numarası yapar.

Çingene yaptığı hırsızlıkla övünür. Yapacak iyi şeyleri olmayanlar, övünülecek bir yönleri olmayanlar başkalarına kendilerini büyük ve değerli göstermek için yaptıkları kötü ve yanlış işlerle öğünürler.

Çingeneye beylik vermişler önce babasını asmış. Kendini bilmezlere yetki verildiğinde o kadar şımarırlarken ilk yaptıkları iş en yakındaki insanlara zarar vermektir.

Çingrekli teke kaybolmaz. Kişi bir şeyi yaparken bir şeyi bir yere emanet ederken onu sağlam şekilde emanet etmeli misal eşeğini bir yere bırakacaksa onu sağlam bir yere bağlamalı öyle bırakmalı yoksa kaybolabilir. Bunun sorumlusu da kişinin kendisidir.

Çirkin ile yola gitme, güzel ile taş taşı. Beceriksiz ahlaksız insanlarla bir şey yapılmaz en basit iş dahi olsa insana zor gelir ama güzel ve ahlaklı insanlarla her işin kahrı çekilir.

Çirkine güzelsin demişler bir kat daha kırıtmış. Kötü insan iyisin demekle onun kötülüğünü bir kat daha artırırsınız.

Çirkinin adı mecliste anılmaz. Ahlaksız saygısız insanları kimse yanında istemez. Herkes uzak olmak ister.

Çivi çıkar ama yeri kalır. Başkasına yaptığın bir kötülüğü düzeltsen bile onun kötü izlerini kolay kolay silemezsin.

Çivi çiviyi söker. Bir zorluk daha büyük bir zorlukla aşılır

Çivi kesmek: Çok fazla üşümek

Çizmeden yukarı çıkmakAklı ermediği işlere karışmak. 

Çizgiden çıkmak: Yanlış yola gitmek, Yanlış yapmak, Şaşırmak. 

Çobanın gönlü olsa tekeden yağ çıkarır. İnsan isteyince olamaz denilen birçok işi rahatlıkla gerçekleştirir.

Çobansız koyunu kurt kapar. Güvenliği olmayan malı hırsızlar çalar.

Sahipsiz olan kimsesiz olan toplulukları başka güçlü topluluklar kendi hegemonyalarına alır.

Çocuğu işe sal ardından sen git. Eğer çocuğa bir iş verirsen çocuk o işi yapamaz, işin olmasını istiyorsan sende ardından git.

Çocuğun yediği helal, giydiği haram. Çocuğun büyüyüp gelişmesi için bol bol yemesi lazım onun için çocuktan yemek esirgenmemeli, ama elbise öyle değil çocuk giydiği elbise ne kadar sağlam ne kadar kaliteli olursa olsun birkaç günde kirletir eskitir. O halde elbiseye fazla masraf etmeye gerek yoktur.

Çocuktan al haberi: Çocuk gördüğünü bildiğini duyduğunu hiç hile hurda katmadan olduğu gibi anlatır.

Çok beslenen eşekler, atlarla tepişir. Haddini bilmeyenler isteklerine kavuşunca hadlerini bilmez, boyunlarından büyük işlere kalkışırlar.

Çok bilen candan çok ağlayan maldan olur. İnsan haddini bilmeli ne biliyorum diye çevresindekilere akıl öğretip bilgiçlik taslamalı nede fakirim elimde bir şey yok diye ağlayıp sızlanıp şikâyet etmeli gün gelir elindekinin hepsini kaybedebilir. Şükrünü bilmeli

Çok bilen çok yanılır. Her şeyi bildiğini zannedenler çok kolay yanılabilirler. İnsan her şeyi bildiğini değil sadece gerçekten bildiğini anlatmalı.

Çok çocuk anayı şaşkın, babayı düşkün eder. Çocukların çok olması evde işleri artırır anayı yorar geçimlerini sağlamak için baba da çok çalışmak zorundadır. Bu çalışma sonunda baba da elden ayaktan düşer. Yorulur bitkin kalır.

Çok dertli çok konuşur. İnsanın derdi çoksa derdini anlatacak içini dökecek ve başkalarından yardım isteyecektir. 

Çok gezen çok bilir. Kişi gezdikçe gezdiği yerlerde değişik şeyler görür farklı bilgiler öğrenir, mutlaka oturduğu yede bekleyenlerden daha fazla şeyler görür ve bilgisini artırır.

Çok havlayan köpek ısırmaz. Eğer bir insan kavgada çokça bağırıp çağırıyorsa ondan fiziki olarak zarar gelmez.

Çok karınca deveyi öldürür. Karınca ne kadar küçük ve zayıf olursa olsun çok, küçük kuvvetler bile bir araya gelince büyük dağ gibi güçleri mahvederler.

Çok koşan çabuk yorulur. Yaptığı iş ne kadar kolay olursa olsun çok acele eden erken yorulur ve işte verimi düşer eğer işte iyi bir verim istiyorsak çalışmamızı normal şartlara göre düzenlemeliyiz. 

Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz. Helalinden kazanıp zengin olmak zordur kişi eğer zengin oluyorsa mutlaka bunda haram vardır. Yine kişi doğru sözle çok şey konuşamaz eğer fazla konuşup anlatıyorsa bunda da yalan vardır.

Çok muhabbet tez ayrılık getirir. İnsan her şeyi kararında bırakmalı. Çevresi ile samimiyeti belli bir ayarda tutmasını bilmeli aşırı samimiyet ilerde dostlukların bozulmasına yol açabilir.

Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin. İnsan çocuğuna çok söylememeli her şeyine karışmamalı yine onu disiplin edeceğim diye aç ve parasız bırakmamalı başkalarına özenir. Yanlış işler yapar.

Çok yiyen aç kalır. İnsan tasarruf yapmaz da devamlı harcarsa yaşlılığında veya elden ayaktan düşünce veya darlık zamanı gelince yiyecek bir şey bulamaz aç kalır.

Çorak tarlada bostan yetişmez. Eğer bir insan kafası çalışmıyor söyleneni anlamıyorsa ne kadar uğraşırsan uğraş ona bazı şeyleri öğretemezsin.

Çorbada tuzu bulunmak: Yapılan işte az da olsa katkısı bulunmak.

Çömlek demiş dibim altın, kaşık demiş girdim çıktım. Kişi çevresindekilere kendini ne kadar iyi tanıtmaya çalışırsa çalışsın onu tanıyanların kanmasına imkan yoktur. Herkes onu iyi tanımaktadır bilmektedir.

Çömlekçi suyu saksıdan içer. Kişi elinde bulunan imkanlarla hayatını sürdürmeye çalışır.

Kişi yaşamını sanatına göre düzenler.

Çöreğin büyüğü unun çoğundan olur. Kişi bol mal mülk istiyorsa bol kazanmalıdır. Fazla kazanmak isteyenin fazla parası olmalı

Çubuk kırılır çıt der, kütük kırılır küt der. Büyük işlerle uğraşanların uğrayacağı zarar büyük küçük işlerle uğraşanların uğrayacağı zarar küçük olur. Ama sonuçta her ikisi de aynı oranda zarar görür her ikisi de darbe yemiştir.

Çul içinde aslan yatar. Kişinin değeri kılık kıyafeti ile değil bilgi ve becerisi ile ölçülmelidir. Kılık kıyafetine bakarak insanları değerlendirmemeli. Dış görünüşü ile çok basit görülen bir insanın yakından tanıyınca hiçte öyle basit biri olmadığını çok büyük meziyetlere sahip olduğunu görürüz.

Çuvalın ağzı dururken, dibi açılmaz. Bir işi yapmaya başından başlamak varken sonundan başlanmaz.

Çürük tahta çivi tutmaz. İşini bilmeyen beceriksiz insanlarla bir iş yapılamaz. Yapılsa da ondan verim alınamaz.

Çürük tahtaya basmak: Sonu iyi olmayacak iş yapmak, yanlış iş yapmak.

Çürük Çarık: Eskimiş işe yaramaz. 


.....

..

....

lütfen paylaşalım